Yurt içinde ve yurt dışında uluslararası faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçinin iş sözleşmesi geçersiz sebeple feshedildiğinde, işçi Türkiye’de işe iade davası açabilir. 

Uluslararası şirket işe iade davası 

Yurt içinde ve yurt dışında uluslararası faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçinin iş sözleşmesi geçersiz sebeple feshedildiğinde, işçi Türkiye’de işe iade davası açabilir. 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/31562 E. , 2017/21227 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01.10.2013 – 31.08.2015 tarihleri arasında Associate/Kıdemli Elektrik Mühendisi olarak çalıştığını, davalı firmanın sadece yurt içinde değil yurt dışında da faaliyet gösteren dünyaca ünlü bir şirket olduğunu, fesih sırasında feshin son çare ilkesine uyulmadığını, kendisine herhangi bir pozisyon için teklifte bulunulmadığını, davacı işçinin son brüt ücretinin 20.364,00 TL olduğunu, iki ücret tutarında ikramiye bulunduğunu, bireysel emekliliğin işveren tarafından ödendiğini, davacı işçinin çalışmış olduğu projelerin şantiye kısmındaki görevin halen devam ettiğini yani davacı işçinin yaptığı işin ortadan kalkmadığını, fesih bildiriminde belirtilen projelerin tamamlanmadığını, davacı işçinin görevine merkezden başka bir elektrik mühendisi atandığını, gerçekleştirilen feshin kötü niyetli olduğunu, fesih bildiriminde belirtilen sebeplerin geçersiz olduğunu iddia ederek davacının işe iadesine, davacının çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık brüt ücretinin ve diğer tüm haklarının kendisine ödenmesine, işe başlatmaması halinde iade kararına aykırılıktan 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı işçinin 01.10.2013 tarihince şirket bünyesinde Associate/Kıdemli Elektrik Mühendisi olarak çalışmaya başladığını, 31.08.2015 tarihinde iş akdi sona erene kadar bu görevde çalıştığını, inşaat sektöründe yaşanan daralmaya paralel olarak davacının verdiği hizmete ihtiyaç kalmadığını, şirketin ekonomik olarak çok ciddi bir sıkıntı yaşadığını, bu konudaki delillerin dilekçenin ekinde bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı işçinin iş akdini işyeri gereklilikleri sebebi ile feshetmiş olduğunu, davacının performansının dava ile ilgisinin bulunmadığını, istihdamda yaşanan; bu daralma kapsamında 19 çalışanın yurt dışında görevlendirildiğini, feshin son çare ilkesine uyulduğunu, alınan ekonomik tedbirler kapsamında 13 çalışanın aracının geri alındığını, şirketin faaliyet gösterdiği adreste bir katın sözleşme bitiş tarihinde boşaltılmasına karar verildiğini ancak bu tedbirlerin yetersiz kaldığını, davacı tarafından talep edilen tazminat tutarının kabul edilemez olduğunu, davacıya tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece 04.05.2016 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının iddiasını ispat edemediği, davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı ve geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta kıdemli elektrik mühendisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi çalışmakta olduğu projelerin tamamlanması ve inşaat sektöründe daralmaya paralel olarak şirketin işgücü ihtiyacında büyük ölçüde azalma söz konusu olduğu, davacının çalıştığı projelerin kapsamındaki iş yükümün azalması nedeniyle verdiği hizmete ihtiyaç kalmaması ve başka bir projede de görevlendirme imkanının olmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca feshedilmiştir.
31.08.2015 tarihli fesih bildiriminde davacının çalışmakta olduğu projenin tamamlandığı belirtilmişse de, davalının cevabında davacının çalıştığı projenin 2015 sonu itibariyle biteceğinin açıklanıp davacının yerine şirket ofisinden başka bir kıdemli elektrik mühendisinin görevlendirildiğinin beyan edildiği, buna göre fesih tarihi itibariyle iş azalması durumu olmadığı, davacının sorumluluğunda olan görevin görevlendirilen kişiye ek görev olarak verildiği açıklanmışsa da, beyandan davacıya olan ihtiyacın halen mevcut olduğunun anlaşıldığı, kaldı ki feshin ekonomik nedenlere de dayandırıldığı, davacı unvanında işçi alınmamışsa da bir yandan işçi alımı yapılırken bir yandan işçi çıkarımı yapıldığının görüldüğü bunun feshin tutarlı uygulanmadığını gösterdiği anlaşıldığından davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 524.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 14/12/2017 günü karar verildi.