Yurt dışında dolar ile çalışan işçinin hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının hesabı 

Yurt dışında dolar ile çalışan işçinin hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının hesabı 

Yurt dışında dolar ile çalışan işçinin hafta tatili ve fazla mesai alacaklarında, hafta tatili alacağının ve fazla mesai alacağının ilgili olduğu dönemdeki dolar kuru miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekir. 

  • Hafta tatili ve fazla mesai alacağı dönemsel alacaklardır. 
  • Hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında fesih tarihindeki kur dikkate alınarak alacaklar Türk Lirasına çevrilemez. 
  • Hafta tatili ve fazla mesai alacağı ilgili olduğu dönemdeki kur miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekir. 
  • Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. 
  • İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. 
  • Bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. 
  • Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. 
  • Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. 
  • Herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. 
  • İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. 
  • İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez
  • Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
  • İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara 270 saatle sınırlı olarak değer verilmektedir. 
  • Fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna dair kural, 1475 sayılı Kanun’un 35/a ve b maddesinde düzenlenen yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerlidir. 
  • Yılda 270 saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir.

Buna ilişkin karar; 

 

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi         2017/36861 E.  ,  2020/8441 K.


“İçtihat Metni”

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: …9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverenin …’deki şantiyesinde kalıpçı ve beton formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, fazla mesaileri ile hafta tatillerindeki çalışmalarının karşılıklarının ve bir kısım alacaklarının davacıya ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi taleplerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Tanık beyanlarına birlikte çalışma süreleriyle sınırlı olarak değer verilebilir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna dair kural, 1475 sayılı Kanun’un 35/a ve b maddesinde düzenlenen yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerlidir. Yılda 270 saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir.Somut olayda, davacı ile davalı arasında imzalanan yurt dışı işçi formunda davacının …’de kalıpçı olarak çalışacağı, normal çalışma süresinin günlük 8 saat olduğu ve ücretin ise 600 Dolar olacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca davalı tarafından davacının imzasını taşıyan bir kısım puantaj kaydının sunulduğu ve bu puantaj kayıtlarında da davacının çalıştığı günlerin gösterildiği, normal çalışma olarak gösterilen çalışma günlerinin altında da fazla mesai adı altında bölmelere yer verildiği, aylık normal çalışma ve fazla mesainin karşılığının davacı tarafından imzalandığı, aynı puantajlarda farklı işçilerin isimlerinin de yer aldığı ve bazı işçilerde fazla mesai bölmesinin karşısında yer alan günlerde değişen miktarlarda fazla mesai saatlerinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda her ne kadar davacının isminin karşısında bulunan fazla mesai bölümünde fazla mesainin 0(sıfır) olarak belirtildiğinden bahis ile söz konusu puantajlar hesaplamada dikkate alınmamış ise de puantajlarda davacının imzasının bulunmuş olması karşısında puantajlara itibar edilmeden yapılan hesaplama dosya kapsamına uymamaktadır. Hal böyle olunca; davacının talep ettiği fazla mesai alacağı hesaplanırken puantaj olan dönem için puantaj kayıtlarına itibar ile, puantaj olmayan dönemde ise davacının sözleşmesinde 8 saatlik çalışmanın normal çalışma saati olarak kararlaştırılmış olduğu ve karşılık ücretinin de açıkça belirtilmiş olduğu dikkate alınarak haftalık 3 saatlik fazla mesainin ücretin içerisinde olacağı ve bunu aşan kısmın fazla mesai olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer ihtilaflı husus ise davacının hafta tatili ve fazla mesai ücretlerinin tespitinde dikkate alınması gereken ücret miktarıdır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında fesih tarihindeki kur dikkate alınarak alacaklar Türk Lirasına çevrilmiş ise de bu hesaplama tekniği yerinde değildir. Her ne kadar davacının ücreti işveren tarafından Dolar olarak ödense de bu durum hafta tatili ve fazla mesai alacağı gibi dönemsel alacakların fesih tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması sonucunu doğurmayacaktır. Söz konusu alacakların hesabında ilgili olduğu dönemdeki kur miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.