Yurt Dışında Çalışmış Olan İşçinin Kıdem Tazminatı Tespiti

Yurt Dışında Çalışmış Olan İşçinin Kıdem Tazminatı Tespit Edilirken çalıştığı günlerde yemek ve servis yardımı yapılıyorsa, kıdem tazminatında esas alınacak son ücreti belirlenirken, yemek ve servis ücretinin çalışılan gün sayısına bölünmek suretiyle 1 gün karşılığı miktar belirlenir, 1 gün karşılığı son ücrete ilave edilmesi ile giydirilmiş ücret bulunur. Kıdem tazminatının hesabında bu yöntemle bulunan giydirilmiş ücret esas alınır. 

 

Zira, kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Yani, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. Son ücret kavramı, işçinin iş ilişkisi kapsamında iş gördüğü ve ücrete hak kazandığı en son ücreti ifade eder.

 

İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınır. 

 

İhbar bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçi de yararlanır ve tazminatı bu artan ücret esas alınarak hesaplanır. 

 

Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. 

 

Kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır. 

 

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. 

 

İkramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. 

 

Ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir. 

 

Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. Örneğin tır şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterebilir ve belli bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. 

 

Öte yandan, işçiye dini bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölenmesi yerinde olur. 

 

Yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği tartışmasızdır.

 

Yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla ödenen parasal haklar bakımından ise, kıdem tazminatının son ücrete göre hesaplanması gerekir. 

 

Gerçekten işçinin son ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplandığına ve yıl içinde artmış olan ücretlerin ortalaması alınmadığına göre, ücretin ekleri bakımından da benzer bir çözüm aranmalıdır. 

 

Örneğin işçinin yıl içinde aldığı üç ikramiyenin eski ücretten olması sebebiyle daha az olması ve fakat son ikramiyenin işçinin son ücreti üzerinden ödenmesi halinde tazminata esas ücretin tespitinde dikkate alınması gereken ikramiye de bu son ikramiye olmalıdır. 

 

Hesaplamanın, son dilim ikramiyenin ait olduğu dönemdeki gün sayısına bölünerek yapılması hakkaniyete de uygundur. 

 

Daha somut bir ifadeyle, yılda dört ikramiye ödemesinin olması durumunda her bir ikramiye 3 aylık bir dönem için uygulanmaktadır. 

 

İşçinin artmış olan ikramiyesinin ait olduğu doksan güne bölünmesi suretiyle, bir güne düşen ikramiye tutarının bulunması, kıdem tazminatının son ücretten hesaplanacağı şeklinde yasal kural ile daha uyumlu olacaktır. 

 

Aynı uygulamayı yol ve yemek yardımı gibi ödemeler için de yapmak olanaklıdır. İşçiye aylık olarak yapıldığı varsayılan bu gibi ödemelerin son ay için ödenen kısmının fiilen çalışılan gün sayısına bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutar tespit edilmelidir. 

 

Buna göre periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilim günlerine bölünmesi ile tazminata esas ücrete yansıtılacak tutar daha doğru biçimde belirlenebilecektir. 

 

Bu konuda YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ E. 2013/27058 K. 2014/7479 T. 7.4.2014 kararında “davacı tanığı K.. Y..’ın beyanından, davacının 2 gün fabrikada 24 gün şantiyede çalıştığı ( 30 gün- 4 pazar günü = 26 gün- 2 gün fabrikada çalışma = 24 gün Şantiyede çalışma) ve şantiyede çalıştığı günlerde yemek ve servis yardımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 24 gün karşılığı yemek ve servis ücretinin çalışılan gün sayısı olan 26 güne bölünmek suretiyle 1 gün karşılığı miktarının belirlenerek, 1 gün karşılığı ücrete ilave edilmesi ile giydirilmiş ücretin bulunması ve kıdem tazminatının hesabında bu yöntemle bulunan giydirilmiş ücretin esas alınması gerekir” demiştir. 

 

Bir başka YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ 2015/6012 E., 2016/5580 K.  07.03.2016 T. kararında “Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının her tam yıl için 30 günlük ücreti, yıldan artan süreler içinde aynı oranda ücret esasına göre yapılan hesaplama 54,75 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatına hak kazandığı tespit edilmiştir diyerek bulduğu bu rakamı günlük ücreti ile çarparak bir rakama ulaşmıştır. Ancak genel ilkelere aykırı olan ve denetime elverişli olmayan bu rapora itibarla hüküm kurulması hatalı olup karar bozulmalıdır.” denmiştir. 

 

Güncel bir Yargıtay kararında da “Somut uyuşmazlıkta, tazminata esas giydirilmiş brüt ücret tespitinde işçinin işyerinde konaklaması ve servis karşılığı olarak belli bir miktar eklenerek hesaplamaya gidilmiştir. Konaklama ücretinin tazminata esas ücrete eklenmesi isabetli ise de, davacının işverence sağlanan kamp alanında konakladığı, işveren tarafından temin edilen araçlar ile kamp alanından şantiye alanına götürüldüğü anlaşılmakla, 1475 Sayılı Kanun 14/11 maddesinde sözü edilen ücret eki niteliğinde bir menfaat söz konusu değildir. Davacının evinden işyerine taşınması söz konusu olmayıp bu anlamda işçiye sağlanmış bir menfaat niteliğinde olmadığından kamp alanından şantiye alanına sevk sebebi ile belli bir miktar yol ücreti ekleyerek tazminata esas ücretin tespiti hatalı olup konaklama ve yemek ücreti ilavesi ile hesaplama yapılması yönünden kararın bozulması gerekmiştir.” denmiştir. (“YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2020/5964.” http://www.kazanci.com.tr/gunluk/9hd-2020-5964.htm. Erişim tarihi: 6 Tem. 2021.) 

 

Buna benzer bir yazımızda Kıdem Tazminatına Dahil Edilecek Kalemler uygulamadan örnekleriyle ifade edilmiştir. (“Kıdem Tazminatına Dahil Edilecek Kalemler – Avukat Ahmet Can.” 4 May. 2021, https://www.ahmetcan.av.tr/kidem-tazminatina-dahil-edilecek-kalemler/. Erişim tarihi: 6 Tem. 2021.) 

#Yurt #dışı #kıdem #ihbar #tazminatı #işçi #işveren #işkur #fazla #mesai #fesih #dolar #maaş #yurtdışı #işçi #kıdem #yabancı #döviz #ihbar #fazla #mesai #alacak #yıllık #izin #fesih #iş #işveren #yevmiye #şantiye #inşaat #baraj #otoyol #fabrika #toplukonut #yurt #dışında #çalışan #emek #uluslararası #pasaport #vize #işkur #tazminat #maaş #ücret #istihdam