Yurt Dışında Çalışan İşçinin Maaş Bordrosunda Gerçeği Yansıtmayan Tahakkuklara İtibar Edilmez

Yurt Dışında Çalışan İşçinin Maaş Bordrosunda Gerçeği Yansıtmayan Tahakkuklara İtibar Edilmez

Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma ve tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir.
Mahkemece aylık 1.717,05 USD ücrete göre davacının fazla mesai ( haftada 18 saat üzerinden) ve tatil alacakları hesaplanmalı, bordrolarda aylık 1.717,05 USD üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan ödeme miktarları o dönem muaccel olan fazla mesai ve tatil alacaklarından mahsup edilmelidir. Gerçeği yansıtmayan tahakkuklara itibarla ilgili ayların hesaptan dışlanması bozmayı gerektirmiştir.

#Yurt #dışı #kıdem #ihbar #tazminatı #işçi #işveren #işkur #fazla #mesai #fesih #dolar #maaş 

YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No:2017/20512
Karar No:2017/8006
Tarihi: 08.05.2017
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı şirketin yurtdışı şantiyesinde izolasyon formeni olarak çalışan davacının işten çıkarıldığı tarihte en son aylık ücretinin net 2.300 USD olduğunu, işyerinde verilen 3 öğün yemekten ve yatmak için tahsis edilen koğuştan yararlandığını, müvekkilinin en son çalıştığı şantiyeden iş bitimi nedeniyle gönderildiğini, bir daha işe alınmadığını, alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil çalışma ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının iş akdinin projedeki görevinin sona ermesi nedeni ile sona erdiğini, kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığını, çalışmış olduğu döneme ilişkin herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının saat ücreti ile çalıştığını ve fazla çalışma karşılığının zamlı olarak ücret bordrosuna yansıtıldığını ve davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının son saat ücretinin 6,35 USD olduğunu, bankaya yatan ödemelerin davacı tarafından ihtiraz-i kayıt öne sürülmeden kabul edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 16/03/2015 tarihli 2013/16607 E. 2015/10549 K. sayılı ilamı ile özetle;
” …
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi, 2300 dolar net ücret aldığını ve yanında barınma ve üç öğün yemeğin de işverence karşılandığını iddia etmiş, davalı işveren ücretin 6.35 Dolar / saat olduğunu savunmuştur.
Davacı tanıkları iddiayı doğrulamıştır. Mahkemece savunmaya itibarla hesap yapan seçeneğe göre hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç eksik incelemeye dayanması nedeniyle hatalıdır.
Davacı işçi davalının Rusya şantiyesinde izolasyon formeni olarak çalışmıştır. Çelik – İş sendikasından gönderilen yazı cevabında emsal ücret net 1.750,00 – 2.000,00 TL. olarak belirtilmiş ise de, yapılan araştırma yeterli değildir.
Ücret taraflar arasında tartışmalı olduğundan mahkemece davacının çalışma dönemi ve görevi belirtilerek ilgili diğer sendikalarla, işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılıp davacının yaptığı iş, kıdemi ve tanık beyanları birlikte değerlendirmeye tabi tutularak aldığı ücret tespit edilip işçilik alacaklarının buna göre hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
3-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozma kararımız sonrasında bozmaya uygun olarak davacının ücretinin aylık 1.717,05 USD olarak kabul edilmesi yerinde ise de, bozma kararımızdaki ” aldığı ücret tespit edilip işçilik alacaklarının buna göre hüküm altına alınması” tespitine göre bordrolarda tahakkuk bulunan ayların dışlanması suretiyle yapılan hesaba itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma ve tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir.
Mahkemece aylık 1.717,05 USD ücrete göre davacının fazla mesai ( haftada 18 saat üzerinden) ve tatil alacakları hesaplanmalı, bordrolarda aylık 1.717,05 USD üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan ödeme miktarları o dönem muaccel olan fazla mesai ve tatil alacaklarından mahsup edilmelidir. Gerçeği yansıtmayan tahakkuklara itibarla ilgili ayların hesaptan dışlanması bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, vekalet ücretinin USD üzerinden hüküm altına alacakların karar tarihindeki efektif satış kurundan TL’ye çevrilerek hesaplanması gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililiye iadesine, 08/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz

WhatsApp : 0 532 409 18 85 

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr