Yurt dışında çalışan işçinin kıdem süresinin tespiti 

Yurt dışında çalışan işçinin kıdem süresinin tespiti 

 

İşçinin yurt dışında çalıştığı süre boyunca işçiyi yurt dışına götüren şirketlerle aralarında yapılan sözleşmeler Türkiye İş Kurumundan istenir. 

 

İşçinin çalıştığı şirketlerden işçi ile aralarındaki iş sözleşmeleri ve şahsi iş yeri dosyası getirtilir. 

 

Yurda çıkış ve giriş kayıtları emniyetten istenir. Pasaport kayıtları getirtilir. 

 

İşçinin bildirdiği tanıklar mahkemece dinlenir. 

 

Bu kayıtlara göre bilirkişi hesaplaması yaptırılır. 

 

Böylece işçilik alacakları bu süreye göre ortaya çıkartılır. 

 

Bu konuda YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ E. 2013/10359 K. 2013/16375 T. 7.10.2013 kararında “Davacı vekili, davacının Gama, Mesa, Alarko, Mir, Entes ve Pevo gibi inşaat ve taahhüt firmalarının yurt içinde ve yurt dışında yaptıkları inşaat ve taahhüt işlerinin granit ve mermer işlerini üstlenen davalı şirkette 1991-2006 yılları arasında kesintisiz olarak mermer ve granit işlerinde formen olarak çalıştığını, davacının tüm çalışma süresince hem yurt içinde hem de yurt dışında asgari 25, azami 60 kişilik ekibin başında bulunduğunu, yurt dışında çalıştığında en son net aylık ücretinin 3.000,00 TL olduğunu, üç öğün yemek ve konaklama ihtiyacının davalı şirketçe karşılandığını, 08.00-21.00/22.00 saatleri arasında ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını, ülke değiştirirken Türkiye’de bir kaç gün dinlendiğini ve tekrar başka ülkeye geçtiğini, yurt içinde ise en son net aylık ücretinin 1.900,00 TL olduğunu, üç öğün yemek ve konaklama ihtiyacının davalı şirketçe karşılandığını, 08.00-21.00/22.00 saatleri arasında ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, çalışma süresi içinde fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücretinin ödenmediğini, bir kaç günlük istirahat dışında yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek davalı tarafça davadan önce ödenen 13.000,00 TL’lik ödemenin öncelikle fazla mesai alacağından mahsubu ile kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı vekili ise, davacının kesintisiz çalışmadığını, inşaatların dış cephe ve iç bölümlerinin mermer kaplama işinin niteliği gereği çalışmanın kesintisiz ve sürekli olmadığını, mevsimsel ve bölgesel çalışılmayan günler olduğunu, müvekkili şirketin kısa süreli taahhüt işlerini alan, ihale ile aldığı süreli işleri ifa ederken davacı gibi işçilerle çalıştığını, davacının ise davalı işyerinde süresi belirsiz kısmi süreli iş sözleşmesi ile 02.02.1998-11.12.2005 tarihleri arasında kesintili olmak üzere toplam 1950 gün çalıştığını,bu süreler dışında başka iş yerlerinde çalışmalarının olduğunu, yurt dışı çalışması yapılırken Türkiye İş Kurumunun denetiminde çalışıldığı için üçüncü kişilerdeki çalışmaların müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, davacının kayıtlarda yer alan ücretinin doğru olduğunu, devamsızlık nedeniyle işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışma yapılması halinde karşılığının ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışmasının bulunmadığını,talep edilen haklara karşılık 13,000.00 TL ödenip başkaca alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

Mahkemece, davacının kıdem tazminatına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile diğer işçilik alacaklarına ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

 

Taraflar arasında davaya konu işçilik hak ve alacaklarına esas hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

 

Somut olayda; davacı işçi Gama, Mesa, Alarko, Mir, Entes ve Pevo gibi inşaat ve taahhüt firmalarının yurt içinde ve yurt dışında yaptıkları inşaat ve taahhüt işlerinin granit ve mermer işlerini üstlenen davalı şirkette 1991-2006 yılları arasında aralıksız çalıştığını ileri sürmüş, davalı işveren ise Sosyal Güvenlik Kurumu ve işyeri kayıtlarına dayanarak aralıklı çalışma yönünde savunmada bulunmuştur.

 

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 01/01/1992-11/12/2005 tarihleri arasında davalı işveren ve dava dışı iş alınan firmalarca ödenen prim günleri toplamı olan 9 yıl 6 ay 1 gün süre ile davalı şirkette çalıştığı kabul edilerek davaya konu işçilik hak ve alacakları hesaplanmıştır.

 

Davacının SGK Hizmet Cetvelinin ve dosya içerisindeki sigortalı işe giriş bildirgelerinin tetkikinden davacının 08.06.1991-03/08/1991 tarihleri arasında K… A.Ş. 01.01.1992- 01.06.1992, 01.08.1992- 01.01.1993, 01.01.1994- 30.09.1994 ve 01.09.1995- 20.11.1996 tarihleri arasında M… A.Ş. 01.06.1993- 30.12.1993, 01.11.1994- 30.07.1995 ve 24.12.1996- 18.07.1997 tarihleri arasında G… A.Ş. 14.05.1999-11.09.1999 tarihleri arasında S… A.Ş. ünvanlı değişik işverenler nezdinde sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş; davacının yurt dışında çalıştığı süre boyunca davacıyı yurt dışına götüren şirketlerle aralarında yapılan sözleşmeler Türkiye İş Kurumundan getirtmek, davalı şirkete ve dava dışı şirketlere müzekkere yazılarak davalı şirket ile aralarındaki sözleşmeler ile varsa dava dışı şirketlerden davacının şahsi iş yeri dosyasının istemek, Emniyet Müdürlüğünden 1991-2006 yılları arasında davacının yurttan çıkış ve giriş kayıtlarını sormak, davacının pasaport kayıtlarını getirtmek, gerekirse bildirilen tanıklar yeniden dinlenilmek suretiyle davacının kıdeme esas hizmet süresinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenerek talebe konu işçilik alacaklarının bu süreye göre hesaplattırmak ve alınacak sonucuna göre karar vermektir. “ demiştir.