Yurt dışı işyerinde çalışan işçilere ödeme yapılmadığı halde ibraname imzalatılması, ödemelerin yapıldığına dair makbuz düzenlenmiş olması, işverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğü kullanılarak zorla, baskıyla imza attırıldığı ve böylece işçinin iradesinin fesada uğratıldığı ispatlandığında, düzenlenen ibraname ve makbuzlar geçersiz sayılır.

Yurt dışı işyerinde çalışan işçilere ödeme yapılmadığı halde ibraname imzalatılması, ödemelerin yapıldığına dair makbuz düzenlenmiş olması, işverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğü kullanılarak zorla, baskıyla imza attırıldığı ve böylece işçinin iradesinin fesada uğratıldığı ispatlandığında, düzenlenen ibraname ve makbuzlar geçersiz sayılır.

T.C.
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2012/18434 K. 2012/23219 T. 18.6.2012

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, tazminatı ve işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemce davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davacı vekilinin temyizine gelince;

Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini iddia etmiş, davalının bu konuda imzasını içeren makbuz ve ibraname ibraz etmesi üzerine ise “Türkiye’ye dönmeden kendisine muhasebecinin bu belgeleri imzalattığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını” iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş, mahkemece ibraname ve makbuza itibar edilerek fark kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK. 203. Maddesinin senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından 1/ç bendi uyarınca “Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları” halinde tanık dinlenebilir. Diğer taraftan “bir tarafın diğeri üzerinde ekonomik ve sosyal üstünlüğünü kullanarak belge düzenlemesi, eşitliği kendi lehine bozacak hususlar kabul ettirmesi” sözkonusu belge ve sözleşmeyi geçersiz kılacaktır” ( Borçlar Kanunu 19 ve 20 Maddeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27 ve 36. Maddeleri ).

Dinlenen davacı tanığı, “izne gider gibi çıkarıldıklarını, 100,00 USD avans verilerek, kalan kısmın bankaya yatırılacağının belirtildiğini, uçağın kalkmasına bir saat kala alelacele belge imzalattırıldığını, kağıtları okumadan imzalamak istemeyen arkadaşları pasaportlarını vermeyerek mağdur ettiklerini, daha sonra herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını” belirtmiştir. Aynı işyerinde çalışan ve davalı işverene karşı aynı şekilde dava açan işçilerle ilgili olarak Ankara 8 ve Ankara 15. İş Mahkemelerinde ibraname ve makbuza itibar edilemeyerek kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne dair verdikleri kararlar Dairemizce duruşmalı olarak incelenmiş ( 2010/7067 Esas, 2010/29455 Esas ) ve onanmalarına karar verilmiştir.

Dosya içeriğine ve emsal kararlara göre yurt dışı işyerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilerek yurda gönderilmelerinde ödeme bulunmadığı halde ibraname ve ödendiğine dair makbuz düzenlendiği, ibraname ve makbuzları işverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğünü kullanarak imzalattığı, davacının iradesinin fesada uğratıldığı bu nedenle ibraname ve makbuzların geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının kıdem ve ihbar tazminatının tamamına karar verilmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile fark kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.06.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Avukat Ahmet Can
Avukat Ahmet Can