Yersiz ödeme ve ceza koşuluna ilişkin fiilin doğru ve yerinde olabilmesi için, eczacı yada eczane çalışanı tarafından SGK’yı zarar uğratmak amacıyla kasıtlı olarak gerçekleştirmesi ve iştirak etmesi zorunludur.

Yersiz ödeme ve ceza koşuluna ilişkin fiilin doğru ve yerinde olabilmesi için, eczacı yada eczane çalışanı tarafından SGK’yı zarar uğratmak amacıyla kasıtlı olarak gerçekleştirmesi ve iştirak etmesi zorunludur.

Sahte reçete veya sahte raporun eczacının kastı dışında üçüncü kişilerin dahli ile SGK’ya Kuruma fatura edilmesi halinde ceza koşulu uygulanamaz.

Ceza işleminin dayanağı olan ve Sgk müfettişlerince hazırlanan inceleme raporunda, raporun konusunu teşkil eden eylemler nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunulması talep edilmişse, başlatılan bir soruşturma olup olmadığı tespit edilmelidir.

Ceza koşulunda adı geçen hasta sigortalıların tanık olarak mahkemede ifadeleri alınmalıdır.

Konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan; toplanan delilleri irdeleyen, her bir hasta ve eylemi ayrı ayrı değerlendiren; taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması zorunludur.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2020/1339 K. 2020/7945 T. 17.12.2020

DAVA : Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı; sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesinin ilaç teminine dair reçetelerini inceleyen davalı kurumun 12/02/2014 tarihli yazısıyla; bir kısım reçetelerde yazan ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığı, hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat kupürlerinin yer aldığı reçetelerin kuruma fatura edildiği, bir kısım reçetelerde eczacı yada eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiği gerekçesiyle aleyhine 81.046,30 TL cezai şart uygulanmasına ve yazılı olarak uyarı cezası verilmesine ilişkin işlemin tesis edileceğinin bildirdiğini ileri sürerek; sözleşmeye aykırı davranışının bulunmaması nedeniyle davalı kurumca yapılan işleminin iptali ile muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı; davaya konu işlemin hukuka ve protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; sigortalının alınan ifadelerinde …,…Tıp Merkezinde reçetelerini düzenlettikleri, reçetelerde yazılı olan ilaçların hak sahibi yada yakınları tarafından teslim alındığı, reçete arkasındaki imzaların hastalara veya yakınlarına ait olduğu, düzenlenen reçetelerden dolayı eczacının cezalandırılmasının haksız olduğu, kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olmadığı, ayrıca 04/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda da kurum işleminin yerinde olmadığı yönünde görüş de bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle davaya konu 81.046,30 TL ‘lik cezai işlemin iptaline karar verilmiş; karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava, davalı kurum ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan ve davanın dayanağını teşkil eden 2012 yılı Eczane Protokolünün 5.3.10. maddesi ve 2009 yılı Eczane Protokolünün 6.3.3, 6.3.10 maddeleri uyarınca davacı eczacı hakkında uygulanan uyarı cezası ile cezai şart bedelinin tahsili yönündeki işlemin iptali istemine ilişkindir.

2009 yılı Eczane Protokolünün 6.3.3.maddesinde; “Eczanenin Kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 ( bir ) ay süre ile sözleşme yapılmaz.”düzenlemesi mevcuttur.

Aynı protokolün 6.3.10 maddesi ise; “Hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat kupürlerinin yer aldığı reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde kupür bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczane yazılı olarak uyarılır. Tekrarı halinde ilaç bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 6 ( altı ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. ( Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere eczanede bekletildiği saptanan ilaçlar hariçtir )” şeklinde düzenlenmiştir.

2012 yılı Eczane Protokolünün 5.3.10 maddesinde “Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat küpürü/sahte karekod sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır… Ancak, söz konusu sahte küpür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacı ya da eczacı çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahili ile Kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz.” hükmü bulunmaktadır.

Davaya konu 2009 protokolünün 6.3.3. maddesi uygulanan eylemle ilgili 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2016 protokolünün 5.3.2. maddesinde “Eczanenin Kuruma fatura ettiği reçetelerde ( e-reçete olarak düzenlenenler hariç ) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alan yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 2 ( iki ) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 ( beş ) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 ( bir ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz.” hükmü ve 6.3.10. maddesi uygulanan eylemle ilgili 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2016 protokolünün 5.3.5. maddesinde “Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde ilaç bedelinin 2 ( iki ) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde ilaç bedelinin 10 ( on ) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 6 ( altı ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 ( altmış ) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz.” hükmü getirilmiş olup, yine aynı protokolün 6.12. maddesinde “Bu Protokolün yürürlük tarihinden önce herhangi bir nedenle Kurumca veya Kuruma devredilen kurumlarca sözleşmesi feshedilen ve/veya cezai şart uygulanan eczacının bu işleme karşı dava açmış olması ve açılan davanın Protokolün yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmemiş olması halinde yazılı talebi ile; Kurumca tespit edilen ve sözleşmesinin feshedilmesi ve/veya cezai şart uygulanmasına ilişkin fiil/fiiller için bu Protokolün ( 5 ) ve ( 6 ) numaralı maddelerinde yer alan hükümler uygulanır. Ancak Kurumca tahsil edilmiş olan cezai şart ve yersiz ödeme tutarları geri ödenmez, mahsup edilmez. Bu protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve cezai şart gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle sözleşme feshi ve/veya cezai şart uygulanmış olan işlemler, konusu kalmadığından durdurulur ve işlem yapılmaz.” hükmü düzenlenmiştir.

2012 yılı protokolünün 5.3.10. maddesinin ise davacı eczacı hakkında uygulanabilmesi için; fiilin eczacı yada eczane çalışanı tarafından kurumu zarar uğratmak amacıyla kasıtlı olarak gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, sahte kupür, sahte reçete veya sahte raporun eczacının kastı dışında üçüncü kişilerin dahli ile Kuruma fatura edilmesi halinde madde hükmü uygulanmayacağından, davacı eczacının sahtecilik fiiline iştirakinin saptanması gerekmektedir.

Davaya konu işlemin dayanağı olan ve davalı kurumun müfettişlerince hazırlanan inceleme raporunda, raporun konusunu teşkil eden eylemler nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunulması talep edilmiştir. Ne var ki, bu nedenle başlatılan bir soruşturma olup olmadığı dosya kapsamında anlaşılmamıştır.

Diğer taraftan, mahkeme gerekçesinde her ne kadar sigortalıların alınan ifadelerinden bahsetmiş ise de; sigortalıların tanık olarak mahkemede ifadelerinin alınmadığı görülmüştür.

O halde mahkemece; uyuşmazlığın aydınlatılması için HMK’nın 31.maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi gözetilerek davaya konu işlemin dayanağı olan inceleme raporu uyarınca suç duyurusunda bulunup bulunulmadığı hususunda davalı kuruma açıklama yaptırılması, suç duyurusunda bulunulmuş ise akıbetinin araştırılması, aynı ödev kapsamında davaya konu işleme ifadeleri esas alınan tüm hastaların tanık sıfatıyla dinlenmesi sonrasında konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan; toplanan delilleri irdeleyen, her bir hasta ve eylemi ayrı ayrı değerlendiren; taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK nın 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 6100 Sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.