Yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller sonradan sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.

Yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller sonradan sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/5619 E. , 2020/16558 K.

“İçtihat Metni”
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Ankara 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 35. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/11/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … ile karşı taraflar adına vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının … Grup bünyesinde bulunan şirketlerden … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ‘nin Kütahya ‘daki iş yerinde 01.08.2003-28.03.2012 tarihleri arası, davalı işverenlik bünyesinde Umman’da 28.03.2012-28.03.2014 tarihleri arası ağır vasıta şoförü olarak kesintisiz çalıştığını, davalılar arası organik bağ olduğunu, davacının ücretinin net 1.850.00 USD olduğunu,mesai saatlerinin iki vardiyalı şekilde Kütahya ‘daki iş yerinde 07.00-18.00, 19.00-06.00 saatleri arası, Umman’da 06.00-19.00, 19.00-06.00 saatleri arası olduğunu, ancak davacının Umman’da gündüz vardiyasında 21.00-22.00 saatlerine kadar,gece vardiyasında 08.00-09.00 saatlerine kadar çalıştığını, Umman’da iki haftada bir gün hafta tatili kullandığını, Kütahya’daki çalışmasında hiç hafta tatili kullanmadığını,dini bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını,davacının Türkiye’deki çalışmalarında yıllık izin kullandırılmadığını, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, pasaportunun verilmesi karşılığında ibraname imzalatıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davalı … İnşaat San. ile diğer davalı … İnş. San. firmasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bir bağ olmadığını, davacının davalı iş yerine ait ihale ile alınan dekapaj işlerindeki çalışmalarında ihale konusu işin bitmesi veya çalışmaya ara verilmesi gibi durumlar nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, tüm çalışmalarının sonunda davacıya davalı işveren tarafından kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödendiğini, iş sözleşmesi fesihlerinin iş bitimi, işe ara verme nedeniyle olmasından dolayı davacıya önceden bildirildiğini, dolayısıyla davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının Türkiye’deki çalışmasından dolayı yıllık izin, hafta tatili alacağına dair puantaj kayıtlarından görüleceği üzere Ocak 2006 tarihinde 2005 yılının kullanmadığı izinlerinin, Şubat 2006’da 2006 yılının kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödendiğini, bunun dışında yıllık izin, hafta tatili ücret alacaklarının bulunmadığını, davacıyla davalı işverenlik arasında yapılan iş sözleşmesinde “ücretler” başlıklı maddede brüt ücretin 2.000,00 USD olduğu, asli ücret 1.437,00 USD, sabit fazla mesai 563,00 USD olarak belirtildiğini, davacının daha fazla mesai yaptığı durumlarda ücretlerinin o ay ücretiyle birlikte ödendiğini, davacının Umman Kanunlarına göre ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, buna göre tüm izinlerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından ekte sunulan “kontratımı uzatmak istemiyorum” el yazısıyla imzaladığı belgeden görüleceği üzere sözleşmenin süresinin bitiminde yenilememesi nedeniyle feshedildiğini, davacının Umman’da yapmış olduğu çalışmalarından dolayı tüm alacaklarının ödendiğini, sözleşmenin iki yıllık süreli olmasından dolayı davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, toplanan delillere göre, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge adliye mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller sonradan sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h maddesinde, “davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında sayılmıştır. Ödenmiş alacak hakkında davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu halde, 6100 sayılı Kanun’un 115. maddesi gereğince, dava şartının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan mahkemeye verilmiş ödevlerden olması karşısında, önceden ileri sürülmemiş olsa bile istinaf ve temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetilmesinde bir usuli engel bulunmamaktadır.
Yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, istinaf ve temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin kabulü de zorunludur.
Davalı tarafça istinaf aşamasında bir kısım yıllık izin belgesi sunulmuştur.Her ne kadar bölge adliye mahkemesince istinaf aşamasında yeni delillere dayanılamaz gerekçesi ile bu belgeler değerlendirilmemiş ise de; sunulan belgeler ödeme belgesi mahiyetinde kabul edilmesi ve ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir.Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafça ibraz edilen belgelere karşı davacıdan diyecekleri sorulmalı, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile sunulan belgelerin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıya, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Avukat Ahmet Can
Avukat Ahmet Can