Kentsel Dönüşümde Tapu Harcı İadesi

Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Av.Ahmet Can 

mail:ahmetcan@ahmetcan.av.tr

Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı, Noter Harcı, Belediyelerce Alınan Ücret Ve Harçlar, Veraset Ve İntikal Vergisi, Döner Sermaye Ücreti Ve Vergileri Dava Yoluyla Geri Alınabilir.

Kentsel Dönüşüm Sürecinde gayrimenkul alan tüketicilerden tapu harçları noter harcı, döner sermaye ücreti gibi birçok harç ve ücret alınmaktadır. Halbuki, bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelerin yapılmasıdır. Zaten kanun, yönetmelikler de bir anlamda riskli yapıyı malik, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olmaksızın kullananlara yardım ve teşvik etmek amacıyla çıkarılmıştır. 

Bu konuda bu teşvik ve yardım amacına uygun olarak 10 Aralık 2018 tarihinde yayımlanan 30621 No’lu Resmi Gazete’de yayımlanan 7153 Sayılı Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Kanunun 24.maddesiyle 6306 sayılı Afet Ri̇ski̇ Altındaki Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası değiştirilmiştir.

Buna göre, Afet Ri̇ski̇ Altındaki̇ Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;

a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,

b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri,

c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,

ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.

Kentsel dönüşümü teşvik için kanun çıkarılmasına rağmen Tapu Müdürlükleri ve Vergi Daireleri gibi kamu kurumlarının bu teşvik kanununa uymaması haksız ve hukuka aykırıdır. Bunun için tek yol idari başvuru ve idari yargı yoluna müracaat kalmaktadır. 

Kimler Tapu Harcı İadesi Alabilir? 

Kentsel dönüşüm bölgesinde:

a-) müteahhitlerden daire satın alan tüketiciler,

b-) kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsalarını müteahhitlere vermiş mülk sahipleri, 

c-) İnşaatı yapan müteahhitler, 

bu kapsamda haksız ve yersiz ödenmiş olan tapu harcını ve vergilerini iade alabilirler. 

Kentsel Dönüşümde tapu harcının iadesine ilişkin emsal kararlar şunlardır:

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/327 K. 2017/2689 T. 12.7.2017

İzmi̇r Bölge İdare Mahkemesi̇ 3. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1023 K. 2017/978 T. 20.6.2017

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1845 K. 2017/2078 T. 31.5.2017

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/598 K. 2017/581 T. 21.3.2017

İstanbul 5. Vergi̇ Mahkemesi̇ Esas No: 2016/2545 Karar No: 2016/2768 Karar Tari̇hi̇: 21.12.2016

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2016/2321 K. 2017/5 T. 5.1.2017

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/1073 K. 2017/2674 T. 11.7.2017

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi̇ 5. Vergi̇ Dava Dai̇resi̇ E. 2017/903 K. 2017/2672 T. 11.7.2017

Danıştay 9. Dairesi E. 2020/590 K. 2020/1831 T. 21.5.2020

Bundan sonra ne yapmak gerekir?

Bu kararlarda da görüldüğü üzere artık, kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit veya arsa sahibinden ev satın alan tüketicilerden, kentsel dönüşüm alanında bina yapan müteahhitlerden, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide arsasını veren mülk sahiplerinden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti dava yoluyla geri alabilirler.

Kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit veya arsa sahibinden ev satın alan tüketicilerden, kentsel dönüşüm alanında bina yapan müteahhitlerden, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide arsasını veren mülk sahiplerinden tahsil edilen  ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti vergi hatası denilen kavram içerisinde değerlendirilebilecek bir husustur.

Peki nedir vergi hatası? 

Vergi hatası, vergi ile ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tesciller vergi ve harçtan müstesnadır. Vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması, mevzuda hatadır. Riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümlerin ilk satışı, kentsel dönüşüm uygulamasının 6306 Sayılı Kanun’un amacını gerçekleştirse, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemleri vergi ve harçtan müstesnadır. Buna ilişkin güncel bir karar şöyledir; 

T.C. DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2020/590 K. 2020/1831 T. 21.5.2020
İSTEMİN KONUSU : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi’nin 21/11/2019 tarih ve E:2019/908, K:2019/1517 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Hatay İli,Dörtyol İlçesi,Kışlalar Mahallesi,613 Ada,12 Parsel numaralı taşınmaz üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satışı sırasında ödenen tapu harçlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen harcın iadesine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Hatay 1.Vergi Mahkemesi’nin 30.04.2019 tarih ve E:2018/548, K:2019/400 Sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünün, 6306 Sayılı Kanun kapsamında yıkılarak yeniden inşa edilen meskenlerin satışından dolayı davacıdan alınan tapu harcının, ”vergilendirme hatası” iddiası kapsamında düzeltme hükümleri uyarınca düzeltilmesinin mümkün bulunup bulunmadığının Vergi Usul Kanunu kapsamında değerlendirilerek hukuki durumun belirlenmesine bağlı olduğu,olayda, davacı tarafça davalı idarece alınan tapu harcının açık vergi hatası olduğu iddia edilse de, uyuşmazlığın davacının maliki olduğu 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen meskenlerden alınan tapu harçlarından kaynaklandığının görüldüğü, söz konusu uyuşmazlığın çözümünün davacıdan alınan harcın hangi durumlarda, kim tarafından, nasıl alınacağına veya alınmayacağına ilişkin hususlara bağlı olduğu, bu iddiaların çözümü için de anılan yasal düzenlemelerin yorumlanmasının gerekli olduğu dikkate alındığında, davada ileri sürülen hususların 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun aradığı anlamda açık vergi hatası niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi

kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Olayda mevzuda hata bulunduğu, aynı konuda davacılar lehine verilmiş emsal yargı kararları olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Davacı tarafından, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satışı sırasında ödenen tapu harçlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen harcın iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

492 Sayılı Harçlar Kanununun 57.maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı ( 4 ) sayılı Tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, ( 4 ) sayılı Tarifenin 20 ( a ) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun’un amacı; birinci maddesinde, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak yer almıştır.Kanunun 7.maddesinin 9.fıkrasının uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiştir.

Diğer yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde ise; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir , servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda; dava konusu tapu harcının riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümlerin ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının 6306 Sayılı Kanun’un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu,uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan Kanunun 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden olayda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında kabul edilebilecek vergi hatası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik Vergi Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2019/908 K:2019/1517 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21.05.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

 

Aynı şekilde taşınmazın gecekondu önleme bölgesinde kaldığı ve 775 Sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında bulunduğu durumlarda tescil işlemlerinde ödenen tapu harçtan istisnadır.
Vergiden istisna olan bir konuda vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilir. Vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hatadır. Buna ilişkin karar şöyledir. 

DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2015/3648 K. 2019/2311 T. 22.5.2019
İSTEMİN KONUSU : İstanbul 10. Vergi Mahkemesi’nin 30/12/2014 tarih ve E:2014/1813, K:2014/3034 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya tescili sırasında ödenen tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusun reddine dair 21/04/2014 tarih ve 44054 Sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde vergi hatasının; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandıktan sonra 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğunun gösterildiği, Vergi Usul Kanunu’nun 122. ve 124. maddelerine göre idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, anılan Kanunun 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıkları olup ilgililerin düzeltme şikayet yoluna başvurabilmeleri için Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve devamı maddelerinde belirtilen hesap ve vergilendirme hatalarına ilişkin bir uyuşmazlığın bulunması ve bu hataların tamamen açık, hiçbir yorum ve tartışmaya gerek olmayan türden yanlışlıklar olması gerektiği, davacı şirketin taraf olduğu ve noter tarafından düzenlenen 16/12/2010 tarih ve 13120 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya tescili sırasında ödenen tapu harcının, sözleşmeye konu yerin gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı içerisinde yer alması nedeniyle, 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca tescil işleminin harçtan muaf olduğu, tahsil tarihinden itibaren 6183 Sayılı Kanun’a göre belirlenen oranlarda işleyecek faiziyle birlikte ret ve iadesi istemiyle ilgili vergi dairesine yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin 21/04/2014 tarih ve 44054 Sayılı işlemin iptali ile ödenen harcın iadesi istemiyle dava açıldığı, davacının iddialarının ancak 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’nun hukuki yorumunun yapılarak çözüme kavuşturulacağı, davacının düzeltme ve şikayete konu yaptığı başvurunun vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki ihtilaf olduğu anlaşıldığından, konunun düzeltme şikayet kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu olayın istisna edilen bir işlemden harç alınması nedeniyle vergi hatası kapsamında bulunduğu, sözleşmeye konu yerin gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı içerisinde yer aldığının tartışmasız olması nedeniyle, 775 Sayılı Gecekondu Kanunun 33. maddesi uyarınca tescil işleminin harçtan muaf olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davası konusu işlemin Vergi Usul Kanunu’nun 117 ve 118. maddelerinde açıklanan hesap ve vergilendirme hatası niteliğinde olmadığı, 775 Sayılı Gecekondu Kanunun 33. maddesi hükümlerinden yararlanılabilmesi için konut inşa edilecek arsa ve arazinin bu Kanun hükümlerine göre tahsis edilmiş olması gerektiği, dava konusu taşınmazların gecekondu önleme bölgesinde kalmakla birlikte 775 Sayılı Kanun’un 25 ve 26. maddelerine göre tahsis işlemi yapılmadığından muafiyetlerden yararlanılmasının mümkün olmadığı iddialarıyla yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Davacı tarafından gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya tescili sırasında ödenen tapu harcının iadesine ilişkin yapılan düzeltme-şikayet başvurusun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 123. maddesinin 1. fıkrasında, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı düzenlenmiştir.

775 Sayılı Gecekondu Kanununun 1. maddesinde; “Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.”, 33. maddesinde ise; “Bu Kanun hükümlerine dayanılarak yapılan ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik, onarım, inşa ve ikmal gibi her türlü işlemler, sözleşmeler, beyannameler ve benzerleri, tasarruf bonosundan ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” hükümleri yer almaktadır.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olduğu açıklanmış,, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde ise; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir , servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda açıklanan yasa hükmünde vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının mevzuda hata olduğu ifade edildiğinden davacının sözünü ettiği faaliyetlerin istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde vergi hatasının bulunduğunun da kabulü gerekmektedir.

Gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın gecekondu önleme bölgesinde kaldığı ve 775 Sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında bulunduğunun belirtildiği görüldüğünden, sözleşmeye göre yapılan tescil işlemi sırasında ödenen tapu harcının yukarıda belirtilen istisna hükümlerinden yararlanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Davacının, tescil işleminin tapu harcından istisna olduğu iddiasının, vergilendirme hatası kapsamında bulunması nedeniyle tapu harcının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde ve Vergi Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. İstanbul 10. Vergi Mahkemesi’nin 30/12/2014 tarih ve E:2014/1813, K:2014/3034 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. 2577 Sayılı Kanun’un ( Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen ) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Zamanaşımı Süresi Nedir? Ne Kadardır? 

Vergi hatası iddiasıyla verilecek olan düzeltme talebini içeren dilekçe, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilebilir. Bu noktada bir örnek vermek gerekirse, Kentsel dönüşümden 2017 yılında ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen tapu harcı için zamanaşımı 01.01.2017 yılında başlar. 31.12.2022 tarihinde de sona erer. O halde 2015 yılında meydana gelen bir haksız ve yersiz alınan bir tapu harcı için 31.12.2022 tarihine kadar vergi hatası müracaatı yapılabilir.

Bunun için 5 yıl içinde aşağıdaki belirteceğimiz yolla dava sürecini başlatmak mümkündür. Ödenen Tapu Harcı Nasıl Alınacak?

Bu işlemi üç aşamada yapılır.

Birinci aşama, (buna itiraz aşaması diyebiliriz) vergi hatası düzeltme işlemi şahıs/şirket tarafından Vergi Dairesine teslim edilen yazılı bir dilekçe ile başlar.

Bu dilekçeye şu evraklar eklenmelidir:

a)    Vergi Tahsil Alındısı

b)    Tapu Fotokopisi

c)    Riskli Yapı Belgesi

d)    Riskli Yapı Muafiyet Belgesi

e)    Sözleşme Örneği 

Bu dilekçede bir şekil noksanlığı olsa da, vergi hatasını düzeltme talebi geçersiz olmaz. Düzeltme talep dilekçeleri şahıs/şirket tarafından elden vergi dairesine verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak da gönderilebilir. Postaya verildiği tarih müracaat tarihi olarak kabul edilir.

Müracaat sonucunda, Vergi Dairesince tereddüde imkan vermeyecek derecede açık bir vergi hatası tespit edilirse, Vergi dairesince vergi hatası kendiliğinden düzeltilebilir ve başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Düzeltme işlemi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemişse, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece birinci aşama tamamlanmış olur.

İkinci aşamada (buna şikayet aşaması diyebiliriz), Vergi Dairesinin red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren başvuran şahıs/şirketin şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak bir dilekçe ile müracaat etmesi gerekir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi üzerine Maliye Bakanlığı şahıs/şirketin düzeltme talebini değerlendirerek düzeltme yapılması gerektiği sonucuna ulaşırsa, düzeltme işlemlerinin yapılması için Vergi Dairesi’ne durumu yazı ile bildirir. Bu aşamada da başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemiş ise, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece ikinci aşama şikayet aşaması da tamamlanmış olur.

Üçüncü aşamada (buna dava aşaması diyebiliriz), Maliye Bakanlığı’nın red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren şahıs/şirket, dava açma süresi olan 30 gün içinde bir dilekçe ile Vergi Mahkemesinde dava açması gerekir.

Yetkili ve görevli mahkeme: 

Düzeltilmesi istenen ve haksız ve fazla kesilen Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretini tarh eden ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. İstanbul’da İstanbul Vergi Mahkemeleri, Ankara’da Ankara Vergi Mahkemeleri, İzmir’de İzmir Vergi Mahkemeleri yetkili ve görevlidir.

Bu son aşamada da Vergi Mahkemesi, haksız, fazla ve yersiz kesilen vergide vergi hatası yapıldığına karar verirse, başvuran davacı şahıs/şirket lehine fazla ve yersiz kesilen vergi nakden yasal faiziyle birlikte iade edilir.

Mahkeme kararına rağmen Vergi Dairesi Tapu Harcını İade Etmezse Ne Olacak? 

Bu durumda Vergi Dairesine hesap numarası bildirilir ve 30 günlük süre içinde yatırması beklenir. 30 gün sonunda Vergi Mahkemesinin kararı ibraz edilerek ilamlı icra yoluyla icra takibi başlatılabilir. 

Detaylı bilgi bu yazımızda da mevcuttur; 

Kentsel Dönüşüm Sonucu Edilen Gayrimenkullerin Alımında Ve Satışında Ödenen Tapu Harcı Ve Vergiler Dava Yoluyla Geri Alınabilir. #kentsel #dönüşüm #dava #vergi #tapu #harcı #iade 

Kentsel Dönüşüm Tapu Harcı İadesi Emsal Mahkeme Kararımız: