Tapu tahsis belgesi sahipleri tarafından iptal davası açılamaz

  Haberler

Kamulaştırma ve buna bağlı kamu yararına dair işlemler ile acele kamulaştırma işlemine karşı mülkiyet hakkını ilgilendirmesi sebebiyle Tapu tahsis belgesi sahipleri tarafından iptal davası açılamaz.

İstemin Özeti : İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesinde ilan edilen riskli alan sınırları içerisindeki taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 14.3.2016 tarihli, 2016/8598 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının tapu tahsis belgesine sahip davacı tarafından Gaziosmanpaşa İlçesi, … Mahallesi, 1534 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti : Hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesinde ilan edilen riskli alan sınırları içerisindeki taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 14.3.2016 tarihli, 2016/8598 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının tapu tahsis belgesine sahip davacı tarafından Gaziosmanpaşa İlçesi, … Mahallesi, 1534 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin ( a) fıkrasında; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan “dava açma ehliyeti”, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, davaya konu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.

2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. Özel kanunlarına dayanılarak gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri adına yapılacak kamulaştırmalarda da, bu Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 27. maddesinde ise “3634 Sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.” kuralına yer verilmiştir.

2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun “Tapu verme” başlıklı 10. Maddesinin a bendinde ( Değişik : 22/5/1986 – 3290/4 md.); Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği hükmü yer almaktadır.

2981 Sayılı Kanun gerekçesinde,Yasanın amacı,ekonomik ve sosyal sebeplerle birer çekim merkezi haline gelen kentlere akın eden vatandaşların mutlak olan barınma ihtiyaçlarının giderilmesi, imar mevzuatı ve planlara uygun hale getirilebilecek yapıların belli şartlarda hukukileştirilmesi olarak belirtilmiştir. Yasa, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetini gidererek bu durumda olanlara aileleriyle birlikte barınma olanağı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amacıyla ya da kısmen barınma kısmen işyeri olarak kullanılan kaçak yapıları meşrulaştırmıştır.

Bu meşrulaştırma sırasında Yasaya özgü olan ve tapuya esas teşkil ederek hak sahipliğini belirleyecek olan tapu tahsis belgesi verilmekte ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmektedir.

Bu belge, Medeni Kanunda tanımlanan tasarruf belgelerinden farklı olup mülkiyeti değil haksahipliğini belirlemektedir. Anılan belgenin tapuya dönüşünceye kadar işlevi ise içinde oturan dar gelirli ailenin barınma ihtiyacını karşılamak olduğundan gecekondunun yıkılması ya da yıkılarak yeniden yapılması tahsisin iptali sonucunu doğurur ve ilgiliye tapu verilemez. Dolayısıyla tapu tahsis belgesi ile hak sahibi kabul edilenlerin tasarruf hakları Kanun’un belirlediği amaçlar çerçevesinde kısıtlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, subjektif bir işlem olduğu tartışmasız olan kamulaştırma işlemine karşı dava açılabilmesi için kamulaştırmaya konu taşınmaz ile davacılar arasında kişisel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesinde ilan edilen riskli alan sınırları içerisindeki taşınmazların Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına dair 14.3.2016 tarihli, 2016/8598 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle tapu tahsis belgesine sahip davacı tarafından bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, kamulaştırma ve buna bağlı kamu yararına dair işlemler ile acele kamulaştırma işlemine karşı mülkiyet hakkını ilgilendirmesi sebebiyle tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından dava açılabileceği, 2981 Sayılı Kanun’un belirlediği amaçlar çerçevesinde, kısıtlı bir hak doğuran, mülkiyeti değil hak sahipliğini belirleyen tapu tahsis belgesine dayanılarak dava açılamayacağı, bu sebeple davacının davaya konu işlemle yasal ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından bu davayı açma ehliyetine sahip olmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan davanın ehliyet yönünden reddine, aşağıda ayrıntısı yer alan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden 48,10 TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta avansının karar kesinleştikten sonra davacının göstereceği hesaba iadesine, müdahale talebi hakkında karar verilmediğinden artan posta avansının ve müdahil karar harcının karar kesinleştikten sonra Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı’na iadesine, bu kararın tebliğini izleyen 15 ( onbeş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

DANIŞTAY 6. DAİRE E. 2016/13907 K. 2017/2515 T. 12.4.2017