Riskli Yapı arşivleri • Can Hukuk Bürosu

Etiket: Riskli Yapı

10.12.2018 Tarihinden Önce Riskli Yapının Dönüşümünü Ve Yeniden İnşasını Yüklenen Müteahhidin Yaptığı İlk Satışı İşleminde Tapu Harcı Alınmaz.

Riskli yapının dönüşümünü ve yeniden inşasını yüklenen müteahhidin yaptığı ilk satışı işleminde tapu harcı alınmaz.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Kentsel dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere 10.12.2018 tarihinden önce satışında tapu harçları istisnasına karar verilmiştir. 

6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi dönemde yapılan işlemler yönünden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen yeni taşınmazın satışı aşamasında alıcı ve satıcı tarafından ödenen tapu harcı harçtan istisnadır. 

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/2 E., 2022/7 K. 18,05.2022 tarihli kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra satılan/satın alınan taşınmazın iktisabı aşamasında ödenen tapu harcının anılan Kanun kapsamında harçtan istisna olup olmadığı karara bağlanmıştır. 

Bu karara göre, “6306 sayılı Kanun’un amacının riskli yapıların yıkılarak bu yapıların bulunduğu arsa, arazi ve alanlarda sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturmak olduğu; Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tescil ile ilgili vergi ve harç istisnası getirildiği anlaşılmaktadır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasın 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendi ile de dönüşüm uygulaması öncesi yapılarla uygulama sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi ve harç muafiyetinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, vergi ve harç istisnasına ilişkin düzenlemenin amacının, riskli yapıların yıkılarak yerine standartlara uygun yeni binaların yapılmasını teşvik etmek, mükelleflere bir takım vergisel kolaylıklar sağlayarak motivasyon oluşturmak ve dönüşüm sürecini hızlandırmak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kentsel dönüşümün en önemli uygulama alanlarından olan afet riski altındaki alanlarla, riskli yapıların dönüşüm sürecinde, anılan Kanunun amacı da göz önünde bulundurularak vergi ve harç istisnasını daraltacak yorumlardan kaçınılmalıdır.

Kaldı ki, 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında, Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin hiçbir sınırlama getirilmeden geniş bir istisna tanınmış oiup Yönetmeliği’nin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasına 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendinde yer alan düzenleme ile de dönüşüm uygulamaları sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerinin de istisna kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda, dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere satışında harç istisnası uygulanması gerekmektedir.

Ancak 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle harç istisnasının sınırları sözleşmenin tarafları yönünden daraltılmış olup harç istisnasına ilişkin olarak yukarıda varılan sonucun Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarihli satış sözleşmeleri açısından geçerli olduğunun kabulü gerekeceği açıktır.” denilmiştir. 

T.C. DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2020/6224 K. 2021/2347 T. 31.3.2021
İSTEMİN KONUSU : Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 tarih ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen binaya ait bağımsız bölümün, davacı tarafından satın alınması sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: Kırıkkale Vergi Mahkemesince, riskli yapı olarak ilan edilen taşınmazın, 6306 Sayılı Kanun kapsamında dönüşüme tabi tutularak yenilendiği, yeni inşa edilen binada arsa sahiplerine ait olan bağımsız bölümün davacı tarafından satın alınması sırasında, davacı tarafından ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, 6306 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğunun belirtildiği, dolayısıyla, “riskli yapı” olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bir bina yapılması halinde, söz konusu riskli binanın yenilenmiş ve Kanun’da belirtilen amacın gerçekleşmiş olacağı, yani binanın yıkılarak yeni bir bina inşa edilmesi ve bağımsız bölümlerin ilgililer adına tapuda tescil edilmesi safhası da dahil olmak üzere, bu sürece kadarki tüm safhaların aynı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası kapsamında tapu harcından muaf olacağı, binanın yenilenmesinden sonraki aşamalarda üçüncü kişilerle yapılan işlemlerden (alım-satım işlemi) doğacak olan vergi, harç ve ücretler için ise aynı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası kapsamında istisna hükmünün uygulanamayacağı, aksi yorumun, bir kere riskli yapı olarak belirlenen bir yapının yıkılması sonucu yapılan yeni binanın tüm alım-satım ve diğer işlemler sebebiyle doğan vergi, harç ve bir kısım ücretlerden istisna olmasını gerektireceği, bu durumda, 6306 Sayılı Kanun çerçevesinde yıkılıp yeniden yapılan yapıdaki bağımsız bölümlerden biri ya da birkaçının hak sahibi dışındaki üçüncü kişilere satılması işleminin, anılan Yasa’da belirtilen istisna kapsamındaki satış olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, tapu harcı hesaplanarak davacıdan tahsil edilmesinde ve söz konusu tapu harcının iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi hükmü uyarınca, Mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI ….’IN DÜŞÜNCESİ:
Davacı tarafından, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında “riskli yapı” ilan edilen taşınmazın yıkılması üzerine yeniden inşa edilen taşınmazdan bir adet bağımsız bölümün hak sahiplerinden 03/01/2018 tarihinde satın alınması nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen tapu harcının harçtan müstesna olduğu iddiasıyla iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve harç tutarının iadesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki verilen Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 gün ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz edilmesi üzerine konu incelendi:

492 Sayılı Harçlar Kanununun 57. maddesinde tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların ve kadastro tapu ve harçlarına tabi olduğu,4 Sayılı tarifenin 20/a fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği düzenlenmiştir. 6306, sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; kanunun amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu, “Dönüşüm Gelirleri” başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu kurala bağlanmıştır.

İncelenen dosyadan; Kırıkkale İli Etiler mahallesi Karacali Caddesi 1358 Ada 1 Sayılı Parselde inşa edilmiş bulunan 3 katlı taşınmazın deprem güvenliğinin bulunmaması nedeniyle “riskli yapı” ilan edilerek yıkılması üzerine arsası üzerinde yeniden inşa edilen taşınmazda bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün, dönüşüme uğrayan taşınmazın maliklerinden 03/01/2018 tarihinde satın alındığı, devir nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine açılan davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.

6306 Sayılı Kanun uyarınca “riskli yapı” olduğu tespit edilen binanın yıkılarak yerine standartlara uygun bina yapılması halinde; söz konusu riskli binanın yenilenmesi ile Kanunda belirtilen amaç gerçekleşmiş olacaktır. Bu itibarla “riskli yapı” ilan edilerek yıkılan taşınmazın arsası üzerine yeni inşa edilen binada yer alan ve tapuda, hak sahibi malikler üzerine tescil edilen bağımsız bölümün, hak sahiplerince davacıya devri işleminin de ilk satış olduğu ve bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu nedenle, Kanun kapsamında inşa edilen taşınmazda bulunan bağımsız bölümün devri nedeniyle alıcının ödediği tapu harcının iptali ve iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesi yolunda kurulan vergi mahkemesi kararı hukuka uygun düşmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 gün ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : 6306 Sayılı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde yer verilen düzenleme uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olması nedeniyle, söz konusu işlemlerden vergi alınması durumu mevzuda hata kapsamında değerlendirileceğinden ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının da istisna kapsamında olması itibarıyla olayda vergi hatası bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Kanun kapsamında inşa edilen binaya ait bağımsız bölümün, davacı tarafından satın alınması sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun’a bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife’nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı ifade edilmiştir.

Diğer yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının, mevzuda hata olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda; dava konusu tapu harcının, riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümün ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının, 6306 Sayılı Kanun’un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan istisna olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, davanın reddine yönelik Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne,

2. Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 tarih ve E:2020/75, K:2020/95 kararının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasına, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı: 66813766-140.10.01[123-2018-34]-E.62366
15.02.2019
Konu:6306 sayılı Kanun kapsamında yeni inşa edilen gayrimenkullerin maliki firmanın aynı zamanda işi yüklenen müteahhit olması durumunda yapılacak satış işlemlerinde harç muafiyeti.
İlgi:24.12.2018 tarihli özelge talep formu.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, … ilçesi … Mah. … ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın, … İç ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından 06.10.2015 tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile satın alındığı, taşınmazın tapu kaydına 19.10.2015 tarihinde 6306 sayılı Kanun gereğince “riskli yapı” şerhinin işlendiği, … İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin unvan değişikliği yaparak … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.’ye dönüşmesi nedeniyle 23.11.2015 tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile şirket unvanının değiştirildiği, bahse konu taşınmaz üzerine 26.04.2016 tarihinde kat irtifakı tesis ettirildiği belirtilerek, … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen yeni yapının 473, 491, 545, 563 nolu bağımsız bölümlerinin … …’ya satış işlemine ilişkin olarak Müdürlüğünüzde yapılacak tescil işleminin adı geçen şirketin malik olması nedeniyle 6306 sayılı Kanun kapsamında tapu harcından istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra ve şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı harç alınacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 123 üncü maddesinde ise özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 10.12.2018 tarih ve 30621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesi ile 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası,
“(9) Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;
a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,
b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri,
c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,
ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.”
şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu düzenlemenin 9/(c) bendi ile 7153 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri harçtan istisna edilmiştir.
Bu itibarla, bahse konu bağımsız bölümlerin maliki … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.nin, söz konusu riskli yapının dönüşümünü, dolayısıyla yeniden inşasını bizzat yapmak suretiyle aynı zamanda işi yüklenen müteahhit olması durumunda, 7153 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren … …’ya yapılacak ilk satışı işleminden 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 9/(c) bendine istinaden harç aranılmaması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
İmza


Av.Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz : 

Whatsapp: 0 532 409 18 85 

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr 

Hukuki gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize kaydolabilirsiniz

Riskli Yapı Olduğu Tapu Kaydına Şerh Verilen Gayrimenkulde Tapu Harcı Muafiyeti

Ülkemiz sınırları içinde yaşayan vatandaşların sağlıklı, düzenli ve güvenli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu yaşama hakkına yönelik kentleşmeyi devletimiz gerçekleştirmektedir. Devlet kentsel dönüşüm sürecine işlerlik kazandırmak için bu vergi, harç vb. yükümlülüklere ilişkin istisnalar getirmiştir.

6306 sayılı Kanun’a göre, dönüşüm kapsamındaki vergi, harç ve diğer konulardaki istisnalar tek tek sıralanmaktadır.

Bu istisnalar sırasıyla;

-Noter harcı istisnası,

-Tapu ve kadastro harcı istisnası,

-Belediyelerce alınan harçlara ilişkin istisna,

-Damga vergisi istisnası,

-Veraset ve intikal vergisi istisnası,

-Kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların BSMV’den

arındırılmasına yönelik istisna,

-Döner sermaye ücreti altında alınan bütün ücretlerle alakalı istisna şeklindedir. 

Ancak, buna rağmen ihtilaflar devam etmekte, kamu idareleri açık istisnaya rağmen harç almaktadır. Bunun sonucunda da hak mağduriyetleri yargıya taşınmaktadır. 

Benzer bir olayda İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 karar ile gündeme gelmiştir. 

Davacı, İzmir İli, Konak İlçesinde riskli bina olduğu tespit edilen ve yıkılarak 6306 sayılı Yasanın 6.maddesi kapsamında üzerine müteahhit şirket tarafından inşa edilen taşınmazdan bir daire almıştır. 

Satın aldığı dairenin satış işlemi nedeniyle 10.800,00-TL tapu harcı ödemiştir. 

Daha sonra, 6306 sayılı yasanın 7.maddesi gereğince, bu kanun kapsamında yapılan işlem, sözleşme, tescil ve devirler ile uygulamaların harçtan muaf olduğu gerekçesi ile Vergi Dairesinden düzeltme yolu ile ödenen bedelin iadesini istemiştir. 

Bu işleme Vergi Dairesi cevap vermemiş, bu nedenle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tecil faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir. 

İzmir 2. Vergi Mahkemesi de, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tapu kaydına şerh verilen gayrimenkul üzerine inşa edilen taşınmazdaki müteahhide ait olan bağımsız bölümün davacıya satışı işleminin bu Yasanın 7. maddesindeki muafiyet hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunun tespitine bağlı olduğu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 7.maddesi 9.fıkrasında “bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu” düzenlemesi getirildiği, yine 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16.maddesinin 9/ç fıkrası ” İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri olduğu, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak, noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.” şeklinde olduğu, uyuşmazlığa konu olayda, riskli yapı şerhi bulunan taşınmaz üzerine 6306 sayılı Kanun hükümlerine göre yeniden inşa işini yapan müteahhit firma tarafından maliki olduğu bağımsız bölümün davacıya satıldığı, davacının yaptığı satın alma işleminin 6306 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir işlem olduğu ve bu işlem ilgili Kanunun 7/9. maddesi gereğince tapu harcından muaf olduğundan davalı idarenin ödenen tapu harcının iadesine ilişkin talebinin zımnen reddi yönündeki işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalı idare tarafından tahsil edilen tapu harcının davacıya iadesine karar vermiştir. 

Bu karar Vergi Dairesi tarafından istinaf edilmiş, İzmir BİM – 3. Vergi Dava Dairesi Esas No.: 2017/833 Karar No.: 2017/1260 Karar tarihi: 26.09.2017 kararı ile İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğuna kesin olarak 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir. 

Sonuç olarak, riskli yapı olduğu tapu kaydına şerh verilen gayrimenkul üzerine inşa edilen taşınmazdaki müteahhide ait olan dairenin ilk kez tüketiciye satışı işleminden doğan tapu harcı vergiden muaftır. 

Av.Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz : 

Whatsapp: 0 532 409 18 85 

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr 

Hukuki gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize kaydolabilirsiniz