Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı arşivleri • Can Hukuk Bürosu

Etiket: Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Kentsel dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere 10.12.2018 tarihinden önce satışında tapu harçları istisnasına karar verilmiştir. 

6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi dönemde yapılan işlemler yönünden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen yeni taşınmazın satışı aşamasında alıcı ve satıcı tarafından ödenen tapu harcı harçtan istisnadır. 

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/2 E., 2022/7 K. 18,05.2022 tarihli kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra satılan/satın alınan taşınmazın iktisabı aşamasında ödenen tapu harcının anılan Kanun kapsamında harçtan istisna olup olmadığı karara bağlanmıştır. 

Bu karara göre, “6306 sayılı Kanun’un amacının riskli yapıların yıkılarak bu yapıların bulunduğu arsa, arazi ve alanlarda sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturmak olduğu; Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tescil ile ilgili vergi ve harç istisnası getirildiği anlaşılmaktadır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasın 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendi ile de dönüşüm uygulaması öncesi yapılarla uygulama sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi ve harç muafiyetinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, vergi ve harç istisnasına ilişkin düzenlemenin amacının, riskli yapıların yıkılarak yerine standartlara uygun yeni binaların yapılmasını teşvik etmek, mükelleflere bir takım vergisel kolaylıklar sağlayarak motivasyon oluşturmak ve dönüşüm sürecini hızlandırmak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kentsel dönüşümün en önemli uygulama alanlarından olan afet riski altındaki alanlarla, riskli yapıların dönüşüm sürecinde, anılan Kanunun amacı da göz önünde bulundurularak vergi ve harç istisnasını daraltacak yorumlardan kaçınılmalıdır.

Kaldı ki, 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında, Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin hiçbir sınırlama getirilmeden geniş bir istisna tanınmış oiup Yönetmeliği’nin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasına 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendinde yer alan düzenleme ile de dönüşüm uygulamaları sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerinin de istisna kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda, dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere satışında harç istisnası uygulanması gerekmektedir.

Ancak 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle harç istisnasının sınırları sözleşmenin tarafları yönünden daraltılmış olup harç istisnasına ilişkin olarak yukarıda varılan sonucun Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarihli satış sözleşmeleri açısından geçerli olduğunun kabulü gerekeceği açıktır.” denilmiştir. 

Bir başka Danıştay Kararına göre de (T.C. DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2020/5969 K. 2021/2353 T. 31.3.2021),

İSTEMİN KONUSU : Kahramanmaraş Vergi Mahkemesi’nin 13/11/2019 tarih ve E:2019/397, K:2019/601 Sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı tarafından, riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.

Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: Kahramanmaraş Vergi Mahkemesince, 213 Sayılı Kanun’a göre düzeltme yolunun, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olduğu, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 Sayılı Kanun’un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıkları olduğu, uyuşmazlığın, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenen ilk yapının yıkımı sonrası inşa edilen yeni yapıda bulunan bağımsız bölümlerin ilk satım işleminin, anılan Kanun kapsamında tapu harcından istisna olup olmayacağı hususuna ilişkin olduğu, uyuşmazlığın çözümünün ise tapu harcına dayanak teşkil eden işlemde istisna hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun, gerek 6306 Sayılı Kanun gerek bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümlerinin hukuken yorumlanmasına bağlı olduğu, davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlığın, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmadığı, davanın esasını oluşturan iddiaların vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek hukuki bir ihtilaf niteliğinde olması nedeniyle, uyuşmazlığın, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği, benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin Bölge İdare Mahkemelerince verilen nihai kararlarda da farklılık bulunduğu, bu görüş ve yorum farklılığının dahi, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna karine teşkil ettiği, bu durumda, 6306 Sayılı Kanun uyarınca inşa edilen binanın bağımsız bölümünün satışı esnasında tahsil edilen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine, davalı idareye yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.

Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi hükmü uyarınca, Mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmektedir.

DANIŞTAY BAŞSAVCISI ABDÜLKADİR ATALIK’IN DÜŞÜNCESİ:

Davacı tarafından, 6306 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca Kahramanmaraş İli, …Mahallesi, …parsel numaralı taşınmaz üzerine inşa edilen binanın .. Blok ….numaralı bağımsız bölümünün üçüncü kişilere satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddi yolundaki işlemin iptali ile tapu harcının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı; uyuşmazlığın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli olarak belirlenen yapının yıkımı sonrası inşa edilen yapıda bulunan bağımsız bölümün ilk satış işleminin anılan kanun kapsamında tapu harcından istisna tutulup tutulmayacağı hususuna ilişkin olduğu, çözümünün ise; gerek 6306 Sayılı Kanunun, gerekse bu kanunu dayanılarak yayımlanan Yönetmelik hükümlerinin yorumlanmasına bağlı olduğu ve açık bir vergilendirme hatası kapsamına girmediği, öne sürülen iddiaların vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak bir davada incelenebilecek hukuki bir ihtilaf olması nedeniyle, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddeden, Kahramanmaraş Vergi Mahkemesi’nin 13/11/2019 gün E:2019/397, K:2019/601 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek davacı vekili tarafından kanun yararına temyiz edilmesi istemiyle Danıştay Başsavcılığına yapılan başvuru üzerine konu incelendi:

492 Sayılı Harçlar Kanunun “Mevzuu” başlıklı 57. maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı Tarifenin 20 (a) fıkrasında da, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir olan için ayrı ayrı nispi harç ödeneceği hükme bağlanmıştır.

6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanunun 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı hükmüne yer verilmiştir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olduğu, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118. maddesinin 3. fıkrasında da; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olduğu hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yazılı yasa hükümlerinin birlikte değerlerdirilmesinden; ivaz karşılığında devir ve iktisabı tapu harcına tabi olan gayrimenkullerin 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerinin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının da mevzuda hata kapsamına girdiğinin kabulü gerekmektedir.

Davaya konu edilen tapu harcının, riskli yapı niteliğindeki taşınmazın yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümünün ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının; 6306 Sayılı Kanun’un yukarıda sözü edilen amacının gerçekleştirmeye yönelik olması nedeniyle, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan Kanunun 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 15/06/2012 tarihli, 28324 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 Sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 112. maddesinin dördüncü fıkrasında; fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ ediliği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 Sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, aynı Kanunun Geçici 29. maddesinde de; bu Kanunun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesine uygulanacağı hükmü yer almıştır.

Olayda, davacı tarafından satışı yapılan taşınmaza ilişkin olarak 03/10/2016 tarihinde ödenen tapu harcının kapsamında olması nedeniyle, yersiz olarak tahsil edilen harç tutarının 213 Sayılı Kanun’un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davaya konu edilen taşınmaz satışına ilişkin olarak ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının da mevzuda hata kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davanın bu gerekçeyle kabulüyle tahsil edilen harcın, 213 Sayılı Kanun’un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesi gerekirken, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında kabul edilebilecek bir vergi hatası bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine yönelik olarak verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; aksi yolda verilen ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan Kahramanmaraş Vergi Mahkemesi’nin 13/12/2019 gün E:2019/397, K:2019/601 Sayılı kararının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : 6306 Sayılı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde yer verilen düzenleme uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olması nedeniyle, söz konusu işlemlerden vergi alınması durumu mevzuda hata kapsamında değerlendirileceğinden ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının da istisna kapsamında olması itibarıyla olayda vergi hatası bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Davacı tarafından, riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümün üçüncü kişiye satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun’a bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife’nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı ifade edilmiştir.

Diğer yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının, mevzuda hata olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda; dava konusu tapu harcının, riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümün ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının, 6306 Sayılı Kanun’un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan istisna olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, davanın reddine yönelik Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne,

2. Kahramanmaraş Vergi Mahkemesi’nin 13/11/2019 tarih ve E:2019/397, K:2019/601 kararının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasına, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Vergi Davaları

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı, Noter Harcı, Belediyelerce Alınan Ücret Ve Harçlar, Veraset Ve İntikal Vergisi, Döner Sermaye Ücreti Ve Vergileri Dava Yoluyla Geri Alınabilir.

1.Giriş

Kentsel Dönüşüm Sürecinde gayrimenkul alan tüketicilerden tapu harçları noter harcı, döner sermaye ücreti gibi birçok harç ve ücret alınmaktadır.

Halbuki, bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelerin yapılmasıdır.

Zaten kanun, yönetmelikler de bir anlamda riskli yapıyı malik, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olmaksızın kullananlara yardım ve teşvik etmek amacıyla çıkarılmıştır. 

Bu konuda bu teşvik ve yardım amacına uygun olarak 10 Aralık 2018 tarihinde yayımlanan 30621 No’lu Resmi Gazete ’de yayımlanan 7153 Sayılı Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24.maddesiyle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası değiştirilmiştir.

Buna göre, Afet Riski Altındaki̇ Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;

a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,

b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri,

c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır.

Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.

Kentsel dönüşümü teşvik için kanun çıkarılmasına rağmen Tapu Müdürlükleri ve Vergi Daireleri gibi kamu kurumlarının bu teşvik kanununa uymaması haksız ve hukuka aykırıdır. Bunun için tek yol idari başvuru ve idari yargı yoluna müracaat kalmaktadır. 

2. Danıştay Kararı 

Kentsel dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere 10.12.2018 tarihinden önce satışında tapu harçları istisnasına karar verilmiştir.

6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi dönemde yapılan işlemler yönünden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen yeni taşınmazın satışı aşamasında alıcı ve satıcı tarafından ödenen tapu harcı harçtan istisnadır.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/2 E., 2022/7 K. 18,05.2022 tarihli kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra satılan/satın alınan taşınmazın iktisabı aşamasında ödenen tapu harcının anılan Kanun kapsamında harçtan istisna olup olmadığı karara bağlanmıştır.

Bu karara göre, “6306 sayılı Kanun’un amacının riskli yapıların yıkılarak bu yapıların bulunduğu arsa, arazi ve alanlarda sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturmak olduğu; Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tescil ile ilgili vergi ve harç istisnası getirildiği anlaşılmaktadır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasına 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendi ile de dönüşüm uygulaması öncesi yapılarla uygulama sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi ve harç muafiyetinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, vergi ve harç istisnasına ilişkin düzenlemenin amacının, riskli yapıların yıkılarak yerine standartlara uygun yeni binaların yapılmasını teşvik etmek, mükelleflere bir takım vergisel kolaylıklar sağlayarak motivasyon oluşturmak ve dönüşüm sürecini hızlandırmak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kentsel dönüşümün en önemli uygulama alanlarından olan afet riski altındaki alanlarla, riskli yapıların dönüşüm sürecinde, anılan Kanunun amacı da göz önünde bulundurularak vergi ve harç istisnasını daraltacak yorumlardan kaçınılmalıdır.

Kaldı ki, 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında, Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin hiçbir sınırlama getirilmeden geniş bir istisna tanınmış oiup Yönetmeliği’nin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasına 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendinde yer alan düzenleme ile de dönüşüm uygulamaları sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerinin de istisna kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda, dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere satışında harç istisnası uygulanması gerekmektedir.

Ancak 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle harç istisnasının sınırları sözleşmenin tarafları yönünden daraltılmış olup harç istisnasına ilişkin olarak yukarıda varılan sonucun Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarihli satış sözleşmeleri açısından geçerli olduğunun kabulü gerekeceği açıktır.” denilmiştir.

3.Kimler Tapu Harcı İadesi Alabilir? 

Kentsel dönüşüm bölgesinde:

a-) müteahhitlerden daire satın alan tüketiciler,

b-) kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsalarını müteahhitlere vermiş mülk sahipleri, 

c-) İnşaatı yapan müteahhitler, bu kapsamda haksız ve yersiz ödenmiş olan tapu harcını ve vergilerini iade alabilirler. 

4. Kentsel Dönüşüm Tapu Harcı İadesi Emsal Mahkeme Kararı/mız:     

5. Zamanaşımı Süresi Nedir? Ne Kadardır? 

Vergi hatası iddiasıyla verilecek olan düzeltme talebini içeren dilekçe, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilebilir.

Bu noktada bir örnek vermek gerekirse, Kentsel dönüşümden 2017 yılında ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen tapu harcı için zamanaşımı 01.01.2017 yılında başlar. 31.12.2022 tarihinde de sona erer.

O halde 2017 yılında meydana gelen bir haksız ve yersiz alınan bir tapu harcı için 31.12.2022 tarihine kadar vergi hatası müracaatı yapılabilir. Bunun için 5 yıl içinde dava sürecini başlatmak mümkündür.

6. Gerekli Belgeler 

a)    Vergi Tahsil Alındısı

b)    Tapu Fotokopisi

c)    Riskli Yapı Belgesi

d)    Riskli Yapı Muafiyet Belgesi

e)    Sözleşme Örneği 

Bir başka yazımız Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir

 

Av.Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz :

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr

Whatsapp: 0 532 345 58 18

Bu konudaki diğer yazılarımız ve emsal mahkeme kararları için:

Yazı 1 Yazı 2 Yazı 3 Yazı 4 Yazı 5 Yazı 6 Yazı 7 Yazı 8 Yazı 9 Yazı 10  Yazı 11 Yazı 12 Yazı 13

#kentsel #dönüşüm #dava #vergi #tapu #harcı #iade

Vergi Davaları

Gecekondu Önleme Bölgesi Tapu Harç Muafiyeti

492 Sayılı Harçlar Kanununun 57. maddesinde “Tapu ve Kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı ( 4 ) sayılı tarifede yazılı olanlar, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” hükmü yer almış, 4 Sayılı tarifenin 20/a fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hükme bağlanmıştır. Gecekondu Kanununun kapsamı; birinci maddesinde, mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler olarak belirtilmiştir. Kanunun 33. maddesinde ise; bu Kanun hükümlerine dayanılarak yapılan ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik, onarım, inşa ve ikmal gibi her türlü işlemler, sözleşmeler, beyannameler ve benzerlerinin, tasarruf bonosundan ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacağı hüküm altına alınmıştır. 16.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun’un amacı; birinci maddesinde, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak yer almıştır. Kanunun 7. maddesinin 9.fıkrasında ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiştir. 6306 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesine 2 Temmuz 2013 tarihinde eklenen 9.fıkra ile Kanun kapsamında ilgili kurum ( uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık, idare, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ) veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden muaf olacağı belirtilmiştir. Yine, ilgili maddede alınmaması gereken harç ve vergiler arasında damga vergisi, tapu ve kadastro harçları ve noter harçları da sayılmıştır. Yönetmeliğin 16. maddesinin 9.fıkrasına 25 Temmuz 2014 tarihinde eklenen ( ç ) bendi ile ilgili kurum ( uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık, idare ve TOKİ ) ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi, harç ve ücret muafiyetinin uygulanacağı kuralı getirilmiş, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir. Buna göre, her ne kadar kural olarak gayrimenkullerin bedeli karşılığında devir ve iktisabı harca tabi olsa da, istisnai olarak 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 Sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların vergi ve harçtan muaf olduğu, 6306 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesine 2 Temmuz 2013 tarihinde eklenen 9.fıkra ile de Kanun kapsamında uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık, idare ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı ve tapu harcından muaftır. Dolayısıyla, gecekondu önleme bölgesi ilan edilen ve gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı uygulama imar planı kapsamında bulunan alanda inşa edilen bağımsız bölümlerin satışıyla ilgili alıcının ödediği tapu harçlarının iptali ve iadesi mümkündür. Av.Ahmet Can  İletişim Bilgilerimiz : Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr Whatsapp: 0 532 345 58 18 Bu konudaki diğer yazılarımız ve emsal mahkeme kararları için: Yazı 1 Yazı 2 Yazı 3 Yazı 4 Yazı 5 Yazı 6 Yazı 7 Yazı 8 Yazı 9 Yazı 10  Yazı 11 Yazı 12 Yazı 13 #kentsel #dönüşüm #dava #vergi #tapu #harcı #iade

10.12.2018 Tarihinden Önce Riskli Yapının Dönüşümünü Ve Yeniden İnşasını Yüklenen Müteahhidin Yaptığı İlk Satışı İşleminde Tapu Harcı Alınmaz.

Riskli yapının dönüşümünü ve yeniden inşasını yüklenen müteahhidin yaptığı ilk satışı işleminde tapu harcı alınmaz.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

10.12.2018 Tarihinden Önce Kentsel Dönüşümde Müteahhitten Daire Satın Alan Tüketici Ödediği Tapu Harcını Dava Yoluyla Geri Alabilir.

Kentsel dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere 10.12.2018 tarihinden önce satışında tapu harçları istisnasına karar verilmiştir. 

6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi dönemde yapılan işlemler yönünden 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen yeni taşınmazın satışı aşamasında alıcı ve satıcı tarafından ödenen tapu harcı harçtan istisnadır. 

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2022/2 E., 2022/7 K. 18,05.2022 tarihli kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı ilan edilerek dönüşüme tabi tutulduktan sonra satılan/satın alınan taşınmazın iktisabı aşamasında ödenen tapu harcının anılan Kanun kapsamında harçtan istisna olup olmadığı karara bağlanmıştır. 

Bu karara göre, “6306 sayılı Kanun’un amacının riskli yapıların yıkılarak bu yapıların bulunduğu arsa, arazi ve alanlarda sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturmak olduğu; Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tescil ile ilgili vergi ve harç istisnası getirildiği anlaşılmaktadır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasın 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendi ile de dönüşüm uygulaması öncesi yapılarla uygulama sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi ve harç muafiyetinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, vergi ve harç istisnasına ilişkin düzenlemenin amacının, riskli yapıların yıkılarak yerine standartlara uygun yeni binaların yapılmasını teşvik etmek, mükelleflere bir takım vergisel kolaylıklar sağlayarak motivasyon oluşturmak ve dönüşüm sürecini hızlandırmak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kentsel dönüşümün en önemli uygulama alanlarından olan afet riski altındaki alanlarla, riskli yapıların dönüşüm sürecinde, anılan Kanunun amacı da göz önünde bulundurularak vergi ve harç istisnasını daraltacak yorumlardan kaçınılmalıdır.

Kaldı ki, 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında, Kanun kapsamında yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin hiçbir sınırlama getirilmeden geniş bir istisna tanınmış oiup Yönetmeliği’nin 16. Maddesinin (9) numaralı fıkrasına 25/07/2014 tarihinde eklenen (ç) bendinde yer alan düzenleme ile de dönüşüm uygulamaları sonrasında meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerinin de istisna kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda, dönüşüm uygulamaları sonrasında inşa edilen yeni yapıların hak sahibi maliklerle müteahhitler tarafından üçüncü kişilere satışında harç istisnası uygulanması gerekmektedir.

Ancak 6306 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin (9) numaralı fıkrasında 10/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle harç istisnasının sınırları sözleşmenin tarafları yönünden daraltılmış olup harç istisnasına ilişkin olarak yukarıda varılan sonucun Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarihli satış sözleşmeleri açısından geçerli olduğunun kabulü gerekeceği açıktır.” denilmiştir. 

T.C. DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2020/6224 K. 2021/2347 T. 31.3.2021
İSTEMİN KONUSU : Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 tarih ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen binaya ait bağımsız bölümün, davacı tarafından satın alınması sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: Kırıkkale Vergi Mahkemesince, riskli yapı olarak ilan edilen taşınmazın, 6306 Sayılı Kanun kapsamında dönüşüme tabi tutularak yenilendiği, yeni inşa edilen binada arsa sahiplerine ait olan bağımsız bölümün davacı tarafından satın alınması sırasında, davacı tarafından ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, 6306 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğunun belirtildiği, dolayısıyla, “riskli yapı” olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bir bina yapılması halinde, söz konusu riskli binanın yenilenmiş ve Kanun’da belirtilen amacın gerçekleşmiş olacağı, yani binanın yıkılarak yeni bir bina inşa edilmesi ve bağımsız bölümlerin ilgililer adına tapuda tescil edilmesi safhası da dahil olmak üzere, bu sürece kadarki tüm safhaların aynı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası kapsamında tapu harcından muaf olacağı, binanın yenilenmesinden sonraki aşamalarda üçüncü kişilerle yapılan işlemlerden (alım-satım işlemi) doğacak olan vergi, harç ve ücretler için ise aynı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası kapsamında istisna hükmünün uygulanamayacağı, aksi yorumun, bir kere riskli yapı olarak belirlenen bir yapının yıkılması sonucu yapılan yeni binanın tüm alım-satım ve diğer işlemler sebebiyle doğan vergi, harç ve bir kısım ücretlerden istisna olmasını gerektireceği, bu durumda, 6306 Sayılı Kanun çerçevesinde yıkılıp yeniden yapılan yapıdaki bağımsız bölümlerden biri ya da birkaçının hak sahibi dışındaki üçüncü kişilere satılması işleminin, anılan Yasa’da belirtilen istisna kapsamındaki satış olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, tapu harcı hesaplanarak davacıdan tahsil edilmesinde ve söz konusu tapu harcının iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi hükmü uyarınca, Mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI ….’IN DÜŞÜNCESİ:
Davacı tarafından, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında “riskli yapı” ilan edilen taşınmazın yıkılması üzerine yeniden inşa edilen taşınmazdan bir adet bağımsız bölümün hak sahiplerinden 03/01/2018 tarihinde satın alınması nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen tapu harcının harçtan müstesna olduğu iddiasıyla iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve harç tutarının iadesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki verilen Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 gün ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz edilmesi üzerine konu incelendi:

492 Sayılı Harçlar Kanununun 57. maddesinde tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların ve kadastro tapu ve harçlarına tabi olduğu,4 Sayılı tarifenin 20/a fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği düzenlenmiştir. 6306, sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; kanunun amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu, “Dönüşüm Gelirleri” başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu kurala bağlanmıştır.

İncelenen dosyadan; Kırıkkale İli Etiler mahallesi Karacali Caddesi 1358 Ada 1 Sayılı Parselde inşa edilmiş bulunan 3 katlı taşınmazın deprem güvenliğinin bulunmaması nedeniyle “riskli yapı” ilan edilerek yıkılması üzerine arsası üzerinde yeniden inşa edilen taşınmazda bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün, dönüşüme uğrayan taşınmazın maliklerinden 03/01/2018 tarihinde satın alındığı, devir nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine açılan davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.

6306 Sayılı Kanun uyarınca “riskli yapı” olduğu tespit edilen binanın yıkılarak yerine standartlara uygun bina yapılması halinde; söz konusu riskli binanın yenilenmesi ile Kanunda belirtilen amaç gerçekleşmiş olacaktır. Bu itibarla “riskli yapı” ilan edilerek yıkılan taşınmazın arsası üzerine yeni inşa edilen binada yer alan ve tapuda, hak sahibi malikler üzerine tescil edilen bağımsız bölümün, hak sahiplerince davacıya devri işleminin de ilk satış olduğu ve bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu nedenle, Kanun kapsamında inşa edilen taşınmazda bulunan bağımsız bölümün devri nedeniyle alıcının ödediği tapu harcının iptali ve iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesi yolunda kurulan vergi mahkemesi kararı hukuka uygun düşmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 gün ve E:2020/75, K:2020/95 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : 6306 Sayılı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde yer verilen düzenleme uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olması nedeniyle, söz konusu işlemlerden vergi alınması durumu mevzuda hata kapsamında değerlendirileceğinden ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının da istisna kapsamında olması itibarıyla olayda vergi hatası bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Riskli yapı niteliği bulunan ve 6306 Sayılı Kanun kapsamında inşa edilen binaya ait bağımsız bölümün, davacı tarafından satın alınması sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun’a bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife’nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı ifade edilmiştir.

Diğer yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının, mevzuda hata olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan istisna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda; dava konusu tapu harcının, riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 Sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümün ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının, 6306 Sayılı Kanun’un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan istisna olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, davanın reddine yönelik Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne,

2. Kırıkkale Vergi Mahkemesi’nin 13/07/2020 tarih ve E:2020/75, K:2020/95 kararının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasına, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı: 66813766-140.10.01[123-2018-34]-E.62366
15.02.2019
Konu:6306 sayılı Kanun kapsamında yeni inşa edilen gayrimenkullerin maliki firmanın aynı zamanda işi yüklenen müteahhit olması durumunda yapılacak satış işlemlerinde harç muafiyeti.
İlgi:24.12.2018 tarihli özelge talep formu.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, … ilçesi … Mah. … ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın, … İç ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından 06.10.2015 tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile satın alındığı, taşınmazın tapu kaydına 19.10.2015 tarihinde 6306 sayılı Kanun gereğince “riskli yapı” şerhinin işlendiği, … İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin unvan değişikliği yaparak … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.’ye dönüşmesi nedeniyle 23.11.2015 tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile şirket unvanının değiştirildiği, bahse konu taşınmaz üzerine 26.04.2016 tarihinde kat irtifakı tesis ettirildiği belirtilerek, … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen yeni yapının 473, 491, 545, 563 nolu bağımsız bölümlerinin … …’ya satış işlemine ilişkin olarak Müdürlüğünüzde yapılacak tescil işleminin adı geçen şirketin malik olması nedeniyle 6306 sayılı Kanun kapsamında tapu harcından istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra ve şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı harç alınacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 123 üncü maddesinde ise özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 10.12.2018 tarih ve 30621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesi ile 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası,
“(9) Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;
a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,
b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri,
c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,
ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.”
şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu düzenlemenin 9/(c) bendi ile 7153 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri harçtan istisna edilmiştir.
Bu itibarla, bahse konu bağımsız bölümlerin maliki … Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.nin, söz konusu riskli yapının dönüşümünü, dolayısıyla yeniden inşasını bizzat yapmak suretiyle aynı zamanda işi yüklenen müteahhit olması durumunda, 7153 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren … …’ya yapılacak ilk satışı işleminden 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 9/(c) bendine istinaden harç aranılmaması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
İmza


Av.Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz : 

Whatsapp: 0 532 409 18 85 

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr 

Hukuki gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize kaydolabilirsiniz

6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Alınmaması Gereken Harçlar ve Ücretler

6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca,

1-) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.

2-) Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, İlgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alman harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.

3-) Kanun kapsamındaki vergi, harç ve ücret muafiyetleri, uygulama alanındaki mevcut yapıların imar mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır.

4-) Alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler şunlardır. (Yönetmelik 16. madde 12. bendi) 

a-) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi uyarınca alınan noter harçları.

b-) Harçlar Kanununun 57 nci maddesi (4 sayılı tarife) uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları.

c-) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu, 80 inci, 84 üncü ve Ek 1 inci maddesi uyarınca belediyelerce alınan harçlar.

d-) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi.

e-) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi.

f-) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; Belediye Gelirleri Kanununun 86 ncı, 87 nci, 88 inci ve 97 nci maddeleri ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci ve 23 üncü maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret.

g-) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi.

Av.Ahmet Can 

İletişim Bilgilerimiz : 

Whatsapp: 0 532 409 18 85 

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr 

Hukuki gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize kaydolabilirsiniz

Kentsel Dönüşümle Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı, Noter Harcı, Belediyelerce Alınan Ücret ve Harçlar, Veraset ve İntikal Vergisi, Döner Sermaye Ücreti ve Vergileri Dava Yoluyla Geri Alınabilir.


Bu konuda 10 Aralık 2018 tarihinde yayımlanan 30621 No’lu Resmi Gazete’de yayımlanan 7153 Sayılı Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Kanunun 24. maddesiyle  6306 sayılı Afet Ri̇ski̇ Altindaki̇ Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkinda Kanun’un 7. maddesinin dokuzuncu fıkrası değiştirilmiştir.

Buna göre, Afet Ri̇ski̇ Altındaki̇ Alanların Dönüştürülmesi̇ Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;

a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,

b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri,

c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,

ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.

Kentsel Dönüşümde noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretinin iadesine ilişkin emsal karar şudur:

T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. VERGİ DAVA DAİRESİ

E. 2017/1073 K. 2017/2674 T. 11.7.2017

Taşınmaz Üzerinde 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında İnşa Edilen Yeni Yapıdaki Bağımsız Bölüm Satışından Kaynaklanan Tapu Harcı taşınmazın 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapı Olması Sebebiyle Harçtan İstisnadır.

Yapılan Tahakkuk İşlemi Hukuka aykırıdır.

ÖZET :Dava, tapu harcının iptali ve iadesi istemine ilişkindir. Taşınmazın 6306 Sayılı kanun kapsamında riskli yapı olması sebebiyle harçtan istisna olduğu anlaşıldığından, davaya konu tahakkuk

işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle “davanın kabulüne, davaya konu işlemin iptali ile ödenen tapu harcının davacıya iadesine” dair karar isabetlidir.

DAVA : Davacının maliki olduğu … Mahallesi, 1503 Ada, 14 Parsel’de bulunan taşınmaz üzerinde 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanları Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen yeni yapıdaki bağımsız bölüm satışından kaynaklanan ve 05/02/2016 tarih  ve 42350241 tahakkuk numaralı makbuz ile ödenen 6.000,00 TL tapu harcının iptali ve iadesi istemiyle açılan davanın; dava dosyasına ibraz edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün 81446019/7575 Sayılı yazısından, taşınmazın 6306 Sayılı kanun kapsamında riskli yapı olması sebebiyle harçtan istisna olduğu anlaşıldığından, davaya konu tahakkuk işleminde

hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ”davanın kabulüne, davaya konu işlemin iptali ile ödenen tapu harcının davacıya iadesine” dair 25/112016 gün ve E:2016/776; K:2016/2325 Sayılı İstanbul 13.Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, 6306 Sayılı kanun kapsamında riskli yapı olarak tespiti yapılan taşınmazın üzerinde inşa edilerek hak sahibi malikler ile düzenlenecek sözleşme kapsamında verilecek konut ve işyerlerinin hak sahipleri adına tapuya tescilinde harç aranılmaması gerekmekle birlikte riskli yapı olarak tespiti yapılan taşınmazın üzerine inşa edilecek konutların hak sahibi olarak malik dışında üçüncü kişilere satışı sebebiyle tapuda yapılacak işlemler ile söz konusu satış sebebiyle üçüncü kişilerle davacı şirket arasında düzenlenen sözleşmelere anılan kanun kapsamında harç istisnası uygulanmasının mümkün bulunmadığı iddialarıyla 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun’un 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve 
davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin 02/02/2017 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

KARAR : Açıklanan sebeplerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 13.Vergi Mahkemesi’nin 25/11/2016 gün ve E:2016/776, K:2016/2325 Sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 33,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 11.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kentsel Dönüşümde noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretinin iadesine ilişkin bir diğer emsal karar şudur:

T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. VERGİ DAVA DAİRESİ

E. 2017/903 K. 2017/2672 T. 11.7.2017

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, … Mahallesi,…. ada ….numaralı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen yeni yapının bağımsız bölümün devrinden kaynaklanan …. tarih, …. sayılı ve …. vergi kodu ile ödenen 14.000-TL tapu harcının iptali istemiyle açılan davanın; söz konusu taşınmazın 6306 Sayılı kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nün ….numaralı yazısına istinaden “Riskli Yapı” olarak tespit edildiği, davacının 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun gereğince harçtan müstesna olduğu belirlenen taşınmazı ilk satış ile iktisap ettiği görüldüğü, davacı adına tahakkuk edip ödenen uyuşmazlık konusu harçlarda yasal isabet bulunmadığı ve iptali ile iadesi gerektiği gerekçesiyle ”dava konusu işlemin iptali ile davacının ödediği tapu harcının iadesine” dair 31/10/2016 gün ve E: 2016/1727; K:2016/2198 Sayılı İstanbul 5. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacının ödenen tapu harcı ile ilgili herhangi bir talebi olmamasına rağmen,ihtirazi kayıtla beyan usulüne benzer bir uygulamayı hayata geçirdiği, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57, 58 ve 64. maddeleri gereği yapılan işlemlerin yasal olduğu ve davanın reddi gerektiği iddialarıyla 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun’un 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin 21/12/2016 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 5. Vergi Mahkemesi’nin 31/10/2016 gün ve E:2016/1727; K:2016/2198 Sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 33,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 11.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Dolayısıyla mahkemeler, artık, kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti dava yoluyla geri alabilirler.

Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti vergi hatası denilen kavram içerisinde değerlendirilebilecek bir husustur.

Bunun için 5 yıl içinde aşağıdaki belirteceğimiz yolla dava sürecini başlatmak mümkündür.

Peki nedir vergi hatası? Vergi hatası, vergi ile ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Süre Nedir? Vergi hatası iddiasıyla verilecek olan düzeltme talebini içeren dilekçe, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilebilir. Bu noktada bir örnek vermek gerekirse, Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti 2014 yılında kesilmişse, zamanaşamı 01.01.2014 yılında başlar. 31.12.2019 tarihinde de sona erer. O halde 2014 yılında meydana gelen bir haksız ve yersiz alınan bir vergi için 31.12.2019 tarihine kadar vergi hatası müracaatı yapılabilir.


Bu işlemi üç aşamada yapılır. Birinci aşama, (buna itiraz aşaması diyebiliriz) vergi hatası düzeltme işlemi şahıs/şirket tarafından Vergi Dairesine teslim edilen yazılı bir dilekçe ile başlar.

Bu dilekçeye şu evraklar eklenmelidir:

a)    Vergi Tahsil Alındısı

b)    Tapu Fotokopisi

c)    Riskli Yapı Belgesi

d)    Riskli Yapı Muafiyet Belgesi

e)    Sözleşme Örneği

Bu dilekçede bir şekil noksanlığı olsa da, vergi hatasını düzeltme talebi geçersiz olmaz. Düzeltme talep dilekçeleri şahıs/şirket tarafından elden vergi dairesine verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak da gönderilebilir. Postaya verildiği tarih müracaat tarihi olarak kabul edilir.

Müracaat sonucunda, Vergi Dairesince tereddüde imkan vermeyecek derecede açık bir vergi hatası tespit edilirse, Vergi dairesince vergi hatası kendiliğinden düzeltilebilir ve başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Düzeltme işlemi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiç bir şekilde cevap verilmemişse, bu durumda 60 günün sonunda başvuru red edilmiş sayılır. Böylece birinci aşama tamamlanmış olur.

İkinci aşamada (buna şikayet aşaması diyebiliriz), Vergi Dairesinin red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren başvuran şahıs/şirketin şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak bir dilekçe ile müracaat etmesi gerekir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi üzerine Maliye Bakanlığı şahıs/şirketin düzeltme talebini değerlendirerek düzeltme yapılması gerektiği sonucuna ulaşırsa, düzeltme işlemlerinin yapılması için Vergi Dairesi’ne durumu yazı ile bildirir. Bu aşamada da başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemiş ise, bu durumda 60 günün sonunda başvuru rededilmiş sayılır. Böylece ikinci aşama şikayet aşaması da tamamlanmış olur.

Üçüncü aşamada (buna dava aşaması diyebiliriz), Maliye Bakanlığı’nın red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren şahıs/şirket, dava açma süresi olan 30 gün içinde bir dilekçe ile Vergi Mahkemesinde dava açması gerekir.

Yetkili ve görevli mahkeme, düzeltilmesi istenen ve haksız ve fazla kesilen Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretini tarh eden ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. İstanbul’da İstanbul Vergi Mahkemeleri, Ankara’da Ankara Vergi Mahkemeleri, İzmir’de İzmir Vergi Mahkemeleri yetkili ve görevlidir.

Bu son aşamada da Vergi Mahkemesi, haksız, fazla ve yersiz kesilen vergide vergi hatası yapıldığına karar verirse, başvuran davacı şahıs/şirket lehine fazla ve yersiz kesilen vergi nakden yasal faiziyle birlikte iade edilir.

Av. Ahmet Can

Mail: ahmetcan@ahmetcan.av.tr