İlan Ve Reklam Vergisi arşivleri • Can Hukuk Bürosu

Etiket: İlan Ve Reklam Vergisi

İlan Ve Reklam Vergisinin İptali

İLAN VE REKLAM VERGİSİNİN İPTALİ

HAKSIZ ALINAN İLAN VE REKLAM VERGİSİNİN İPTALİ VE İADESİ

1. GİRİŞ

İlan ve reklam vergisine ait yasal düzenlemeler şöyledir.

1.1 İlan Ve Reklam Vergi̇si̇ni̇n Konusu

Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilân ve reklâm, İlân ve Reklâm Vergisine tabidir.

1.2. İlan Ve Reklam Vergi̇si̇ni̇n Mükellefi̇ Ve Sorumlusu

İlân ve Reklâm Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilân ve reklâmlar dahil olmak üzere, ilân ve reklâmı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir.

İlân ve reklâm işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilân ve reklâmlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yaptırmaktan sorumludurlar.

1.3. İlan Ve Reklam Vergi̇si̇ni̇n İsti̇snası Ve Muaflıkları

a.Türkiye Radyo Televizyon Kurumu tarafından yayınlanan ve yapılan ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

b.Her türlü gazete, dergi ve kitaplarda yapılan ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

c.Gerçek kişilerin ikametgâhlarının iç veya dış kapılarına konan ve kimliklerini gösteren levhalardan vergi alınmaz

d.İşletmelerin iştigal veya imal konusu maddelerinin ambalajları üzerinde bulunan ve kendi işlerine ait ilân ve reklâmları ile ambalaj muhtevasından olan prospektüs ve tarifnamelerden ilan ve reklam vergisi alınmaz.

e.Gerçek veya tüzel kişilere ait işyerlerinin içine veya dışına asılan iş sahibinin kimliği ile işin mahiyetini gösteren ve alanı 1/2 metrekareyi aşmayan ışıksız levhalardan vergi alınmaz. Ancak, alanı 1/2 metrekareyi aşan levhalar, aşan kısım üzerinden vergiye tabidir.

Bu ilişkin emsal bir kararda “avukat olan davacının ad ve soyadı ile işini gösteren ve alanı ½ metrekareyi aşmayan ışıksız levha 2464 sayılı kanunun yukarıda hükmü yazılı 14. maddesinin 5. bendi gereğince ilan ve reklam vergisinden müstesna olduğundan adına tarh edilen ilan ve reklam vergisi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığından davanın kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.”[1]

f.Genel ve katma bütçeli idareler ile il özel idarelerinin, belediyelerin, köylerin ve bunların kuracakları birliklerin ve Posta – Telgraf – Telefon ve TC türlü ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

g.Siyasi Partiler Kanununa göre, siyasi partilerin siyasi faaliyet sınırları içinde yapacakları ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

h.Genel ve katma bütçeli idareler ile il özel idareleri, belediyeler, köyler ve bunların kuracakları birlikler ile kooperatifler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından ülke ürünlerinin ve turizminin reklamını yapmak ve herhangi bir ticari ve sınai kuruluşa ait olmamak üzere hazırlanan her türlü levha ve afişlerle, aynı kuruluşlar tarafından Türkiye’deki ticaret, sanayi, tarım ve mesleki müesseselerinin isim ve ticaret unvanları ile ad ve adreslerini ihtiva etmek üzere yayınlanacak kitap, broşür, katalog ve dergilerden ilan ve reklam vergisi alınmaz.

ı.Umumi mahallere reklam amacı ile konulacak sıra, bank ve benzeri gereçler üzerindeki ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

i.Sinema ve tiyatroların kendi programlarına ilişkin olarak gösterinin yapıldığı binanın içinde ve dış yüzünde yaptıkları ilân ve reklâmlardan vergi alınmaz

1.4. İlan Ve Reklamin Türleri̇

a.Dükkân, ticari ve sınai müessese ve serbest meslek erbabınca çeşitli yerlere asılan ve takılan her çeşit levha, yazı ve resim gibi sabit bütün ilan ve reklamların beher metrekaresinden yıllık olarak

b.Motorlu taşıt araçlarının içine veya dışına konulan ilan ve reklamların beher metrekaresinden yıllık olarak

c.Cadde, sokak ve yaya kaldırımlar üzerine gerilen, binaların cephe ve yanlarına asılan bez veya sair maddeler vasıtasıyla yapılan geçici mahiyetteki ilan ve reklamların metrekaresinden haftalık olarak

d.Işıklı veya projeksiyonlu ilan ve reklamlardan her metrekare için yıllık olarak

e.İlan ve reklam amacıyla dağıtılan broşür, katalog, duvar ve cep takvimleri, biblolar vb.nin her biri için

f.Mahiyeti ne olursa olsun yapıştırılacak çeşitli afişler ve benzerlerinin beherinin metrekaresinden

1.5. İlan Ve Reklam Vergi̇si̇nde Uyulacak Esaslar

a.Metrekare üzerinden yapılan hesaplamalarda, yarım metrekareye kadar olan kesirler yarım metrekareye, yarım metrekareyi aşanlar ise tam metrekareye tamamlanır.

b.Herhangi bir yüzeye yazılmak, takılmak veya çizilmek suretiyle yapılan ilân ve reklâmlarda yazı ve resimlerin kapladığı alanın yüzölçümü esas alınır.

c.Çok cepheli ilân ve reklâmlarda metrekare hesabı her cephe için ayrı ayrı nazara alınır.

d. Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek Büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır. Büyükşehir belediyesinin yetkisindeki alanlar  ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklamların vergileri ile asma, tahsis ve bakım ücretleri, Büyükşehir belediyelerinin gelirlerindendir. Ancak, Belediye ve Büyükşehir Belediye Meclislerinin ilan ve reklam vergisinin tarifesini belirleme yetkisi yoktur. Vergilendirmede esas kural, vergilerin kanunla konulup, kaldırılması ve değiştirilmesidir. Dolayısıyla bu konularda yukarı ve aşağı sınırları belirleme yetkisi kanun koyucuya aittir. Bu sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi ise kanunun öngörmesi koşuluyla ancak Bakanlar Kurulu’na verilebilir. Bu nedenle, belediye meclislerine vergi tarifesini belirleme yetkisi Anayasa Mahkemesi’nin 29.12. 2011 tarihli ve E: 2010/62 ve K: 2011/175 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Daha sonra yapılan düzenlemeler neticesinde, ilan ve reklam vergisinin uygulanmasına ilişkin olarak, Bakanlar Kurulu Kararının yürürlüğe girdiği 18.02.2014 tarihinden öncesine isabet eden vergilendirmelerde belediye meclislerince çıkarılan tarifeler, bu tarihten sonrasına isabet eden vergilendirmelerde ise Bakanlar Kurulu Kararı uygulanacaktır. [2]

1.6. İlan Ve Reklam Vergi̇si̇ni̇n Tarhı Ve Ödenmesi̇

Vergiye tabi ilân ve reklâmlarda, ilân ve reklâm işinin mükellefçe yapılması halinde ilân veya reklâm işinin yapılmasından önce mükellef tarafından, ilân ve reklâm işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilân ve reklâm işini yapanlarca ilân veya reklâmın yapıldığı ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk ettirilir.

Beyannameler ilân ve reklâmların yayınlandığı, dağıtıldığı veya teşhir edildiği mahallin belediyesine verilir.

İlân ve Reklâm Vergisi, beyanname verme süresi içinde ödenir.

2. İLAN VE REKLAM VERGİSİ İPTALİ

2.1. Belediye ancak sorumluluk ve yetki alanında bulunan yerlerdeki ilan ve reklamlardan vergi alabilir.

Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollar ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklamların hem vergilerini, hem de asma tahsis ve bakım ücretlerini büyükşehir belediyeleri almaya yetkilidir.

Bunun dışında ana arterde olsa bile, yol kenarındaki binaların ana caddeye cephesi olmayan yüzlerine veya bina içinde asılan panolar ile özel mülke konu bahçe, arsa veya araziye dikilen direkler ya da asılan panolar vasıtasıyla yapılan reklamların vergileri ise ilçe veya ilk kademe belediyelerince alınır.

Büyükşehir Belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve anayollar ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklamların hem vergilerini, hem de asma tahsis ve bakım ücretlerini Büyükşehir Belediyeleri almaya yetkilidir. Bunun dışında ana arterde olsa bile yol kenarındaki binaların ana caddeye cephesi olmayan yüzlerine, özel mülke konu bahçe, arsa veya araziye dikilen direklere ya da panolara konulan reklamların vergileri ise ilçe veya ilk kademe belediyelerince alınacaktır.[3]

Belediyelerin, yetki alanın dışındaki yerlerden ilan ve reklam alınması hukuka aykırıdır. Bu nedenle, özel mülkte yer alan ilan ve reklamlardan Belediyelerin ilan ve reklam vergisi alma yetkisi yoktur. [4] Benzer şekilde Organize Sanayi Bölgeleri içindeki alanlarda da Belediyelerin ilan ve reklam vergisi alma yetkisi bulunmamaktadır. [5] Organize Sanayi Bölgesinde yer alan ışıklı ve ışıksız reklam tabelaları, davalı belediyenin yetki alanı içinde bulunmadığından, yetkisiz idarece tesis edilen dava konusu işlemde ve davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.[6]

İlan ve reklam vergisinin konusunu oluşturan reklamın bulunduğu yer ve alanın (cadde,sokak vs. özel mülk) nerede bulunduğunun, ilan ve reklamın alanının kaç metrekare olduğunun, ilan ve reklamın yapılmaya başlandığı tarihin tespiti gerekir.[7] 

2.2. Belediye tarafından cezalı tarh edilen ilan ve reklam vergisi,  vergilemeye dayanak olacak usulüne uygun tutulmuş bir tutanak ya da yoklama fişine dayanmalıdır.

İlan ve reklamlara ilişkin hukuken geçerli tespit bulunmalıdır. Zira, yoklamadan maksadı, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olup, yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan yoklama fişine geçirilmesi, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olarak tarihlenmesi, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilmesi, bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılması ve yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden birine imzalatılması zorunludur. [8] Dolayısıyla, yoklama fişi veya tutanağın tutulması bir yana, bu fiş ya da tutanak yasal koşullara uygun tutulmalıdır. Örneğin, hakkında ceza düzenlenen mükellef ya da yetkili personeli tutanağı imzalamaktan çekinirse, tek başına belediye personelinin tuttuğu tutanak geçerli olmayacaktır. Çünkü, imzadan imtina ile düzenlenmiş olan bu tutanağın o mahalde görevli bulunan polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden birine imzalatılması zorunludur.[9]

Cezalı tarhiyatların dayanağı olarak sunulan yoklama fişinde, en ve boy olarak bir takım ölçümler yapıldığı görülmekle beraber, ölçümü yapılan sinema perdelerinde hangi reklamların yapıldığı, ne kadar süre ile yapıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi reklam yapıldığı savunulan gösterimlerin davacının kendi adına yaptığı ya da yaptırdığı, bu reklamların mükellefinin belirlenmesi yönünde somut tespitlerin olmadığı, dolayısıyla vergilendirmeyi gerektirecek bir hususun bulunup bulunmadığı yönünde 213 sayılı Kanun’un 127 ve devamı maddeleri uyarınca bir tespit yapılmaksızın gerçekleştirilen ilan ve reklam vergisi tarhiyatında bu yönüyle de hukuka uygunluk görülmemiştir. [10]

Sinema salonunun Alışveriş Merkezi içerisinde olduğu hususunda, taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı açıktır. Dolayısıyla, bulvar ve anayol üzerinde yer alan alışveriş merkezinin dış yüzeyinde yapılan her türlü ilan ve reklama isabet eden vergilerin büyükşehir belediyelerine ait olmasının, bina içerisinde yapılan ilan ve reklamın da büyükşehir belediyelerine ait olması sonucunu doğurmayacağı zira, kanun metninde bina cephelerinde yapılan ilan ve reklamdan söz edildiği, …bina içerisinde yapılan her türlü ilan ve reklama isabet eden vergilerde de yetki ilçe belediyelerine ait olacağından, davalı idare işleminde yasal isabet görülmemiştir.[11]

2.3. Belediye Tarafından Usulüne Uygun Tebligat Yapılmış Olmalıdır

Hem ilan ve reklam vergisine ait ihbarname hem de ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmeli, tebliğ evrakına postacı tarafından tarih yazılmalı, tebligatı alan muhatap tarafından da imzalanmalıdır. Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Bu nitelikleri taşımadan yapılan tebliğin kanunun aradığı şartları taşımadığından geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.[12]

2.4. Ödeme emri düzenlenip tebliğ edilebilmesi için ya daha önceden beyanname verilmiş olmalı ya da re’sen cezalı tarhiyat yapılmış ve mükellefe ihbarname düzenlenip tebliğ edilmiş olmalıdır. Eski beyannamelere dayanarak ilan ve reklam vergisi kesilemez.

İlan ve reklam bizzat mükellefçe yapılması halinde, ilan ve reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20.günü akşamına kadar mükellef tarafından ilan ve reklam vergisi beyannamesinin verilmesi, levha, afiş, ışıklı projeksiyon gibi ilan ve reklamların geçici mahiyette olup olmadığının beyannamede gösterilmesi, geçici değil ise yıllık olarak vergisinin hesaplanması gerekmektedir.

“Olayda, davacı tarafından 2013 dönemine ilişkin ilan ve reklam vergisi beyannamesi verildiği, verilen beyannamede beyanın 2013 yılına ait olduğunun belirtildiği ve ilan reklamın geçici olduğuna dair herhangi bir açıklamaya da yer verilmediği, bununla birlikte aynı tarihte geçmiş dönemlere (yıllara) ilişkin de aynı ilan reklamlar için beyanname verildiği, dolayısıyla 2013 dönemine ilişkin olarak verilen beyanın sürekli olduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin 30.01.2013 tarihinde beyanname verilmesine rağmen 2014 ve 2015 dönemlerine ilişkin sonradan beyanname verilmediği ve böylesine bir durumda davalı idarece yoklama yapılarak aynı ilan ve reklamın halen yapıldığının tespit edilmesinden sonra, dava konusu ödeme emri içeriğindeki 2014 ve 2015 dönemlerine ait ilan ve reklam vergilerinin davacı adına öncelikle ihbarname tanzimi ve tebliği suretiyle aranması gerektiğinden, aksi uygulamayla doğrudan ödeme emrine konu edilen dava konusu ödeme emrinin 2014 ve 2015 dönemlerine ilişkin kısımlarında ve dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarına karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmamaktadır”.[13]

“ödeme emrinin 2012 ve 2013 yılına ait ilan ve reklam vergisi alacağına ilişkin kısımları için, davacı şirketin 1996 yılı için ilan ve reklam vergisi beyannamesi verdiği, bunun dışında ve dava konusu dönemlere ait ilan ve reklam vergisi beyannamesi verildiğine ilişkin davalı idarece bilgi ve belge sunulmadığı, ayrıca davalı idare tarafından davacı şirket adına düzenlenen muhtelif dönemlere ait vergi ihbarnameleri dosyaya sunulmuş ise de, dava konusu ödeme emrindeki 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak davacı şirket adına ihbarname düzenlenip tebliğ edildiğine dair davalı idarece bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü, ilan ve reklam vergilerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan usule uygun olarak tarh edilerek davacıya ihbarname ile tebliğ edilmek suretiyle tahakkuku sağlanmadığından, anılan vergilerin vadesinde ödenmediğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin ilan ve reklam vergilerine yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı,..gerekçesiyle ödeme emrinin ilan ve reklam vergisi …ne ilişkin kısmını iptal eden, … Zonguldak Vergi Mahkemesinin 22/05/2019 tarih ve E:2019/45, K:2019/428sayılı kararının kabule ilişkin kısmının…kaldırılması istenilmektedir….Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü: Zonguldak Vergi Mahkemesinin 22/05/2019 tarih ve E:2019/45, K:2019/428 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, … karar verildi.[14]

“davacı şirketçe herhangi bir ilan ve reklam vergisi beyannamesi verilmeden ve davalı idarece, ilan ve reklam yapıldığına ilişkin bir tespit yapılarak, ödeme emri öncesinde davacı şirkete bir ihbarnameyle bildirilmeden ..düzenlenen ödeme emrinin, ışıksız reklam …vergisi alacaklarına ilişkin kısımlarında da yasal isabet görülmemiştir.”[15]

2.5. Belediyeler Kanunun belirlediği süreler dışında yeni bir beyanname verme süresini belirleyemez.

İlan ve reklam vergisine ait beyannamelerinin süresi içinde verilmemesi halinde 1. Derece Usulsüzlük cezasını düzenlenecektir. Ancak, bazı belediyeler Kanunda gösterilen beyanname verme zamanı esas alınmayıp Belediye Meclisince belirlenen beyanname verme süresi esas alarak ilan ve reklam vergilerine ait özel usulsüzlük cezaları düzenlemektedirler.

Halbuki, 1982 Anayasasının 73. maddesinin 3. fıkrasında “Vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmüne yer verilmiş olup, “verginin yasallığı” olarak isimlendirilen bu anayasal ilke uyarınca ” Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlüklerin, konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasayla düzenlenmesi Anayasa gereğidir. Buna göre vergide, yükümlü, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konuların yasayla düzenlenmesi Anayasa uyarınca zorunludur.” Bu bağlamda, vergi beyannamesinin verilmesi gereken zaman verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olduğundan, ancak Yasayla düzenlenebilir.

“Davalı Büyükşehir Belediyesince verginin yasallığı ilkesine aykırı olarak Yasada gösterilen beyanname verme zamanı esas alınmayıp Belediye Meclisince belirlenen beyanname verme süresi esas alınarak davacının 2015/3 dönemine ilişkin olarak verdiği ilan ve reklam vergisi beyannamesinin süresinden sonra verildiğinin kabul edildiği ve davacı şirket adına usulsüzlük cezası kesildiği görülmektedir. Davacının 2015/3 dönemine ilişkin 24.03.2015 tarihinde vermiş olduğu ilan ve reklam vergisi beyannamesinin, 2464 sayılı Yasanın 16. maddesinde “ilan veya reklam işinin yapılmasından önce” olarak belirlenen süresi içinde verilmediğini, diğer bir ifadeyle beyannameye konu ilan ve reklamın yapılmasından sonra beyanname verildiğini ortaya koyan bir tespitin bulunmaması ve dolayısıyla usulsüzlük cezasını gerektiren fiilin davacı şirket tarafından işlendiğinin sabit olmaması karşısında, adına Yasaya aykırı olarak usulsüzlük cezası kesildiği, bu hususun da “borcun bulunmadığı” kapsamında kalması nedeniyle davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.[16]

2.6. Yapılan Yoklama ve Tespitte Gerçeğe Aykırı Tespitler Varsa Keşif Ve Bilirkişi İncelemesi Talep Edilmelidir

“Davanın çözümü için …. sayılı ara kararı ile uyuşmazlık konusu tabelanın niteliğinin belirlenebilmesi için, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, çift taraflı tabelanın ebadının 24,19-m2 olarak hesaplandığı, tabelanın binanın ön cephesinde, sağ yanda bulunan ve binadan ayrı olarak yapılmış ikinci bir duvar-giydirme cephe üzerinde sabitlenerek yapılmış, metal ayaklarla desteklenmiş ışıklı bir tabela olduğu, totem tanımına uymadığı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiş… ….bilirkişice yapılan hesaplamaların Mahkememizce de doğru olduğu sonucuna varılarak yerinde görülen bilirkişi raporundaki saptamalara göre davacı adına salınması gereken ilan ve reklam vergisinin 24,19-m2 ışıklı tabelanın Antalya Büyükşehir Belediye Meclisince belirlenen yıllık 75,00TL/m2 birim fiyat ile çarpılması sonucu bulunan 1.814,25-TL ile 15-m2 büyüklüğündeki ışıksız tabelanın ise belediye meclisince belirlenen yıllık 65,00TL/m2 birim fiyat ile çarpılması sonucu bulunan 975,00-TL olmak üzere toplamda 2.789,25-TL olması gerekmektedir.[17]

3. SONUÇ

Avukatlık Kanununa göre, dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Yukarıda belirtilen hüküm ve kıstaslara uygun olmayan tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri yapıldığı takdirde, dava yoluyla iptalini sağlamak ve fazla ve haksız tahsil edilen bedelin iade almak mümkündür.

Can Hukuk Bürosu İletişim Bilgileri
Can Hukuk Bürosu İletişim Bilgileri


[1] Konya BİM 2. Vergi Dava Dairesi, 06.01.2017 tarihli ve 2016/2055 E., 2017/2 K. sayılı kararı

[2] Danıştay 9. Daire E. 2014/7283 K. 2018/3048 T. 16.5.2018

[3] İzmir BİM 3. Vergi Dava Dairesi, 18.06.2020 tarihli ve 2019/2871 E., 2020/609 K. sayılı kararı

[4] Danıştay 9. Daire. 2004/3898k. 2005/3450 T. 23.11.2005 Ve Danıştay 9. Dairee. 2006/1779 K. 2007/2092 T. 29.5.2007

[5] Danıştay 9. Daire E. 2018/154 K. 2019/4849 T. 17.10.2019

[6] Danıştay 9. Daire, 17.10.2019 tarihli ve 2018/154 E., 2019/4849 K. sayılı kararı

[7] Danıştay 9. Daire, 14.04.2015 tarihli ve 2012/7128 E., 2015/2723 K. sayılı kararı

[8] Danıştay 9. Daire E. 2013/10698 K. 2015/13179 T. 11.11.2015

[9] Danıştay 9. Daire, 22.02.2016 tarihli ve 2015/3269 E., 2016/648 K. sayılı kararı

[10] İzmir BİM 3. Vergi Dava Dairesi, 26.02.2020 tarihli ve 2019/2984 E., 2020/283 K. sayılı kararı

[11] İzmir BİM 3. Vergi Dava Dairesi, 26.02.2020 tarihli ve 2019/2984 E., 2020/283 K. sayılı kararı

[12] Danıştay 9. Daire E. 2012/6298 K. 2015/4833 T. 4.5.2015

[13] Gaziantep BİM 2. Vergi Dava Dairesi, 12.01.2017 tarihli ve 2016/724 E., 2017/17 K. sayılı kararı

[14] Ankara BİM 3. Vergi Dava Dairesi, 28.02.2020 tarihli ve 2019/590 E., 2020/175 K. sayılı kararı

[15] Ankara BİM 3. Vergi Dava Dairesi, 21.06.2017 tarihli ve 2017/292 E., 2017/1203 K. sayılı kararı

[16] İstanbul BİM 6. Vergi Dava Dairesi, 25.01.2017 tarihli ve 2016/745 E., 2017/135 K. sayılı kararı

[17] Konya BİM 2. Vergi Dava Dairesi, 06.01.2017 tarihli ve 2016/379 E., 2017/4 K. sayılı kararı