SGK işleminin konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen hastalar mahkemece tanık olarak dinlenmek zorundadır. Hasta tanıkların ifadelerinden sonra sözleşme maddesinin ihlal edilip edilmediği ceza koşulunun yerinde olup olmadığı değerlendirilir.

Hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında olmak üzere SGK işleminin konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen hastalar mahkemece tanık olarak dinlenmek zorundadır. Hasta tanıkların ifadelerinden sonra sözleşme maddesinin ihlal edilip edilmediği ceza koşulunun yerinde olup olmadığı değerlendirilir.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2020/2596 K. 2021/2909 T. 18.3.2021

DAVA : Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen cezai şart uygulanması ve sözleşmenin süreli feshi işlemlerinin iptali davasında; cezai şart yönünden davanın kabulüne, fesih işlemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı; … Eczanesi’nin sahibi olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2012 Protokolü’nün 5.3.6, 5.3.14 ve 4.3.6 maddeleri uyarınca hakkında uygulanan 3.000 TL cezai şart ve sözleşmenin 3 ay süreyle feshi işlemlerinin iptali ile muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı; Kurum mensubu … isimli hastalardan ilaç fiyat farkı tahsil edilmediği için 2012 protokolünün 5.3.6 maddesi gereğince 3.000 TL cezai şart ve 4.3.6 maddesi uyarınca reçete bedellerinin tahsili işlemi uygulandığını, … ve … isimli hastaların yönlendirilmesi nedeniyle de protokolün 5.3.14 maddesine göre sözleşmesinin 3 ay süreyle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

İlk derece mahkemesince; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre muğlak ve soyut beyanlar nedeniyle davacının usulsuz işlem yaptığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davanın 3.000 TL cezai şarta ilişkin kısmının iptaline, feshe ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; beyanları alınan hastaların ilaçlar için ödeme yapmadıkları, katılım payını ödemedikleri anlaşıldığından 2012 yılı protokolünün 5.3.6. maddesi ( 2016 yılı protokolünün aynı mahiyetteki 5.3.6. maddesi ) nazara alınarak kurumca uygulanan 3.000 TL cezai şart işleminin yerinde olduğu, fesih cezası yönünden ise kurum tarafından verilen cezanın iptaline karar verildiği için davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uygulanan 3.000 TL cezai şarta ilişkin davanın reddine, feshe ilişkin kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- )Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2012 Yılı Protokolü’nün 5.3.6. maddesinde “Kurumun mahsup suretiyle tahsilini yaptığı haller hariç olmak üzere, alınması gereken ilaç katılım payları ve/veya poliklinik muayene katılım payı tahsil etmeyen veya hastaya iade eden eczacılara, ilk tespitte 500 ( beşyüz ) TL cezai şart uygulanarak eczane yazılı olarak uyarılır, yazılı uyarıya rağmen tekrarı halinde sözleşme feshedilir ve 1 ( Bir ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Tespit işlemi Kurumca yapılabileceği gibi ilgili eczacı odası tarafından da yapılabilir. Tespit işleminin, ilgili eczacı odası tarafından yapılması ve Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetince onaylanarak Kuruma yazılı olarak bildirilmesi halinde Kurum tarafından madde hükümleri uygulanır. Eczacı odası tespiti ve … Merkez Heyeti onayına istinaden yapılan işlemlerin yargı kararı ile haksız yapıldığına karar verilmesi durumunda, eczacının uğradığı her türlü maddi ve manevi zarar, tespiti yapan eczacı odası ile Türk Eczacıları Birliğince müteselsilen karşılanır. Ancak Kurum aleyhine dava açılması halinde, açılan dava Türk Eczacıları Birliğine ihbar edilir. Eczacı tarafından, poliklinik muayene katılım payı tahsil edilmemesi veya iade edilmesi halinde uygulanacak cezai şart tutarının hesaplanmasında ( 6.17 ) numaralı madde hükmünün son fıkrası uygulanmaz. Provizyon sisteminde, eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle oluşan fiyat farklarının eczane tarafından tahsil edilmediğinin tespiti halinde, bu madde hükmü uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

HMK madde 31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında olmak üzere kurum işleminin konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen …isimli hastaların mahkemece tanık olarak dinlendikten sonra yukarıda bahsi geçen sözleşme maddesinin ihlal edilip edilmediği değerlendirilmesi gerekirken, bu hastalardan sadece … dinlenmiştir. Ancak diğer hastaların da davacıya ait eczaneye ilaç fiyat farkı ödeyip ödemedikleri hususunun aydınlatılması, cezai işlemin yerinde olup olmadığına karar verilebilmesi için önemlidir. Bu durumda mahkemece teftiş sırasında dinlenen cezai işleme konu hastaların tanık sıfatıyla beyanları alınarak eczaneye ilaç fiyat farklarını ödeyip ödemedikleri sorulduktan sonra tarafların tüm delilleri, 2012 protokolünden sonra yürürlüğe giren protokollerin yukarıda belirtilen ilgili maddeye dair hükümleri değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, HMK’nın 373. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.