SGK ceza koşulunu uygulayabilmek hastaların ilaçları almadığını ispat etmek zorundadır.

SGK ceza koşulunu uygulayabilmek hastaların ilaçları almadığını ispat etmek zorundadır.

Reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alana ait olmaması ve hastanın ilacı almadığını beyan etmesi zorunludur.

Hastalar, reçete arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını söylemiş olsalar da ilaçların sürekli kullandıkları ilaçlar olduğunu ve alıp almadıklarını hatırlamadıklarını da beyan etmişlerse, cezai koşuluna ilişkin şartlar gerçekleşmemiş kabul edilir.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2020/5493 K. 2021/3828 T. 8.4.2021
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı; … Eczanesi’nin sahibi olduğunu, 4 hastaya ait 5 adet reçete arkasındaki imzanın, hasta ya da yakınına ait olmaması nedeniyle 2009 tarihli protokolün 6.3.3 maddesi gereği, Kurum alacaklarından cezai şart ve reçete bedeli olarak toplam 7.209,78 TL mahsup edildiğini, işlemin haksız olduğundan iptali gerektiğini ayrıca dava açılmadan önce yürürlüğe giren ve lehe olan 2012 protokolünün uygulanması için kuruma başvurduğu halde bu talebinin reddedildiğini beyanla, 7.209,78 TL alacağının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Mahkemece; davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin, 06/12/2017 tarihli, 2015/30482 esas, 2017/12175 karar sayılı ilamıyla “…davacı, yargılama sırasında 2012 protokolünün uygulanmasını da talep etmiş olup mahkemece bu doğrultuda da değerlendirme yapılması gerekmektedir. 2012 yılı eczane protokolüne ek protokolün 7. maddesiyle 1.2.2012 tarihinde imzalanan protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve ceza-i şart gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle ceza uygulanmış olan işlemler konusu kalmadığından durdurulur ve işlem yapılmaz.’ hükmü getirilmiştir. Bunun yanında 2012 protokolü ile birlikte 2016 da yürürlüğe giren protokolünde ilgili maddesi ve olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde de durulmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulduğu belirtilerek, müfettiş raporunda hastanın alınan ifadesinde, reçetedeki ilaçları kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını, reçete arkasındaki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği ve hasta tarafından ilacı aldığına ilişkin delilin bulunmadığı, cezai şart maddesinin uygulama yeri bulmasının mevzuata uygun olduğu, 2012 ve 2016 protokollerinin eldeki davada uygulanamayacağı, alınan bilirkişi raporları ile de davalı kurum tarafından yapılan kesintilerin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı hakkında Kurumca uygulanan; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2009 Protokolü’nün 6.3.3. maddesi, 2012 protokolünün 5.3.2. maddesinde “ ( Değişik: 29/06/2012-2012/1 Ek Protokol 5.md. Yürürlük:01/07/2012 ) Eczacının Kuruma fatura ettiği reçetelerde ( e-reçete olarak düzenlenenler hariç ) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 ( beş ) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 ( beş ) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 ( bir ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde ve 2016 protokolünün 5.3.2. maddesinde “ ( Değişik: 22/05/2019-2019/1 Ek Protokol 13.md. Yürürlük:01/04/2019 ) Eczacının Kuruma fatura ettiği reçetelerde ( e-reçete olarak düzenlenenler hariç ) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alana ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 2 ( iki ) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 ( beş ) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 ( bir ) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın veya ilacı teslim alan kişinin ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Her ne kadar mahkemece sonraki protokollerin uyuşmazlığa uygulanamayacağı kanaatine varılmışsa da, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2012 protokolünün 6.10. maddesi, 2016 protokolünün 6.12. maddesi gereğince dava konusu uyuşmazlığa ilişkin 2012 ve 2016 protokollerinin uygulanması mümkündür. Bu protokollerin yukarıda bahsi geçen ilgili maddelerine göre eczacıya cezai işlem uygulayabilmek için reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da ilacı alana teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alana ait olmaması ve hastanın ilacı almadığını beyan etmesi gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta hastalar; davacı hakkında açılan ceza davasında ve Kurum tarafından alınan beyanlarında, reçete arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişler ancak ilaçların sürekli kullandıkları ilaçlar olduğunu ve alıp almadıklarını hatırlamadıklarını da beyan etmişlerdir. Hal böyle olunca davalı Kurum, hastaların ilaçları almadığını ispat edemediğinden cezai işlem uygulanmasını gerektirir iki koşuldan biri gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6100 Sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.