SGK 3 aylık sürede faturaların incelemesini tamamlayamadığı takdirde kusurlu davrandığı kabul edilir.

  • Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler.

  • Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir.

  • Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir.

  • Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır.

  • SGK 3 aylık sürede faturaların incelemesini tamamlayamadığı takdirde kusurlu davrandığı kabul edilir. Bu durumda SGK tarafından yapılan ödeme, yersiz ödeme olarak kabul edilemez ve faiz kesintisi uygulanamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/7128 E. , 2021/1907 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; taraflarca imzalanan özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi gereğince verilen hizmete istinaden davalı kuruma teslim edilen 2013 yılı Ocak dönemi faturalarından 57.449,88 TL mutabakat faiz kesintisi adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, bu bedelin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hastanenin 2013 yılı Ocak ayı döneminde faturalandırdığı 18.008.879,41 TL tutarındaki sağlık hizmeti bedelini avans olarak aldığı, 17.751.525,35 TL’lik kısmı yönünden mutabakata varıldığı, 257.354,06 TL avans artığına gecikme zammı değil yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 26.696,07 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava; davacı sağlık kuruluşunun 2013 Ocak dönemi için davalı kuruma fatura ettiği miktara karşılık davalı tarafından avans ödemesi yapıldıktan sonra, taraflar arasında varılan mutabakat gereği davalı tarafından tahsil edilecek alacağın ortaya çıkması üzerine, bu alacağa tahakkuk ettirilen faiz kesintisinin iadesi istemine ilişkindir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 97. maddesinin 7.bendinde 3 aylık süre içinde avans hesabının kapatılacağı düzenlenmiş olup, davalının dosya içerisinde bulunan 14/04/2016 tarihli yazısından Ocak 2013 dönemi avans ödeme tarihinin 10/04/2013, mutabakat tarihinin ise 22/07/2014 olduğunun anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalı kurumun 3 aylık sürede faturaların incelemesini tamamlayamayarak kusurlu davrandığı açıktır. Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin uygulanmasına ilişkin hem 2009/44 sayılı Genelgenin 7.2.2 maddesinde, hem de 2011/62 sayılı Genelgenin 1.11.7 maddesinde fazla ödemenin varsa kurum alacağından mahsup edileceği belirtildiğinden, bu düzenlemeye bağlı olarak yapılan ödemenin yersiz kabul edilemeyeceği gibi, faiz kesintisi uygulanmasının yasal dayanağının olduğundan da söz edilemeyecektir.
Hal böyle olunca; mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme içeren bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.