Kamulaştırma İşlemin Gayrimenkul Sahibi İçin Noter Vasıtasıyla Başlar, Tebligat Yapılmadan Gayrimenkulün Kamulaştırmasız El Atan İdare Adına Tescil Edilmesinin Maliklerin Dava Açma Hakkını Ortadan Kaldırmaz.

  Genel

T.C. YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/26018
K. 2013/1441
T. 30.1.2013

ÖZET: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında; hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için noter vasıtasıyla yapılan tebligatla başlar. Taşınmaz maliklerine kamulaştırma işlemi tebliğ edilmediğinden taşınmazın idare adına tescil edilmiş olması, taşınmaz maliklerinin bedel davası açma haklarını ortadan kaldırmaz. Aktif dava ehliyeti olmadığından bahisle tüm davacıların açtığı davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, taşınmazın davalı idare adına 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 16. maddesi uyarınca kayıt ve tescil edildiğinden dolayı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 11.05.1992 tarihli kamulaştırma kararı uyarınca malzeme ocağı olarak kamulaştırıldığı, davacılara kamulaştırma işleminin tebliğine ilişkin belge bulunmadığı, tapu maliklerinden sadece B. Ş. T.’un Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/753 esas, 1996/362 karar sayılı dosyası ile bedel arttırım davası açtığı anlaşılmıştır.

Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca noter vasıtasıyla yapılan tebligatla başlar.

Taşınmaz maliklerine kamulaştırma işlemi tebliğ edilmediğinden taşınmazın idare adına tescil edilmiş olması, taşınmaz maliklerinin bedel davası açma haklarını ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle işin esasına girilerek paydaşlardan B. Ş. T. dışında dava açan maliklerin taşınmazdaki pay durumlarına göre bedele hükmedilmesi gerekirken, aktif dava ehliyeti olmadığından bahisle tüm davacıların açtığı davanın reddine karar verilmesi,

Doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.