İmar uygulaması sonrası oluşan taşınmazların güncel tapuları da getirtilerek, tahsis edilen kısımlarda kamulaştırmasız el atma varsa, tahsis edilen kısımların bedeline hükmedilir.

  Genel

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2019/2720 E. , 2019/20853 K.”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06/12/2018 gün ve 2017/11089 Esas – 2018/23875 Karar sayılı ilama karşı davacılar ile davalı … vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:xK A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl davada … hakkında bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden ise husumetten reddine, … aleyhine açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, birleştirilen davanın ise bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden idari yargı görevli olduğundan usulden reddine, bir kısmı yönünden ise husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine dair verilen hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı, davacılar ve davalı … vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiç birisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Davacılar vekili 18.06.2015 tarihli duruşmada fen bilirkişi raporunda M6 harfiyle gösterilen taşınmazın 40,66 m²’lik bölümüne yönelik tazminat talebinden vazgeçtiği halde bu bölümün de bedeline hükmedilmesi gerektiği yönünde bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığı,
Davalı … vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.12.2018 gün ve 2017/11089 Esas – 2018/23875 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davada … hakkında bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden ise husumetten reddine, … aleyhine açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, birleşen davanın ise bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden idari yargı görevli olduğundan usulden reddine, bir kısmı yönünden ise husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinde; dava konusu 36500 m2’lik 512 parselin kadastro yenilemesi sonucu 36.752,57 m2 yüzölçümü ile 10023 ada 2 parsel olarak tescil edildiği, akabinde bu parselde imar uygulaması yapıldığı, dava konusu taşınmazın 8481,07 m2’lik kısmının imar uygulamasına girmediği ve 10023 ada 2 parsel numarası ile bırakıldığı, 28271,50 m2’lik kısmının imar uygulamasına girdiği ve davacılara 7772 ada 1, 7774 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazlarda yer verildiği, 22/03/2013 ve 16/05/2015 tarihli fen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde fiilen el atılan kısımların davacı mülkiyetinde olmayan yollarda ve taşınmazlarda kaldığı, bu sebeple bu kısımlar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fiilen el atma olmayan kısımlar yönünden ise idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine, asıl davada ise vazgeçme nedeniyle ret kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
İmar uygulaması öncesinde davacılar … ve …’un ayrı ayrı 2.450,17 m² … mirasçısı davacıların ayrı ayrı 6.12,54 m² (toplam 2450,17 m2) yeri olduğu ve şuyulandırma belgelerine göre %40 düzenleme ortaklık payı kesileceği ve dava konusu taşınmazda paydaş olan …’nın uygulamaya girmeyen 1816,48 m2 yerine mahsuben 1397,31 m2’yi yola terk ettiği halde, davacıların paylarından %40 düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra davacılar … ve …’a ayrı ayrı 1.470,02 m² … mirasçılarına ayrı ayrı 367,52 m² (toplamda 1470,02 m2) yer verilmesi gerekirken … ve …’a 1.130,86’şer m² … mirasçılarına 282,72’şer m² (toplamda 1130,88 m2) yer verilerek eksik tahsis yapıldığı anlaşıldığından imar uygulaması sonrası oluşan taşınmazların güncel tapuları da getirtilerek eksik tahsis edilen kısımların bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacılardan peşin alınan harçların Hazineye irad kaydedilmesine, H.U.M.K’nun 442. maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 370,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyen davacılardan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davalı belediyelerden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.