Gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler.

Gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler.

Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.

Yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi         2019/4728 E.  ,  2020/3602 K.

 

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

 

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.07.2019 tarih ve 2016/282-2019/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili gemi adamının Malta bayraklı “…..” isimli gemide bosum (reis) rütbesiyle çalışırken 03.09.2003 tarihinde Hong Kong’da iş kazası geçirdiğini ve sol bacağının koptuğunu, ….. gemisinin donatanı/işletenin yurtdışında mukim şirketler olduğunu, davalı ….. Gemi Acentelik Hizm. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işveren, davalı ….. Insurance Association Ltd.’nin ise geminin mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, gemi donatanı/işleteninin işçi sağlığı ve güvenliği açısından gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, müvekkili gemi adamının ise kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir ihmal ve kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, donatanı ve işleteni yabancı, Malta bayraklı ….. isimli geminin ülke karasularını terk etmesi ve müvekkil alacaklarının teminatsız kalma tehlikesi nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek seferden men edilmesini, davanın kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminat ve 148.965,50 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki kur üzerinden ve 03.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ….. Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ….. Gemi Acentelik Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin ne davacının işvereni ne de kazanın meydana geldiği geminin donatanı olduğunu, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ….. Insurance Association Ltd. vekili, HUMK’nın 9. maddesi gereği yetkili mahkemenin İngiltere Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin, kazanın meydana geldiği geminin kulüp sigortacısı olduğu, üçüncü kişinin doğrudan dava açma hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketinin veya ….. Gemisi’nin mümessili, acentesi, temsilcisi, donatanı veya sigortacısı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı gemi adamının maaş ödemelerine ilişkin hesap hareketlerinde davacı gemi adamının dava konusu gemide çalışması karşılığı 2002-2003 dönemi maaş ödemelerinin Ofer Maritime Ltd. tarafından yapılmış olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilince yazılı hizmet sözleşmesi sunulmadığı, her ne kadar delil listesinin 11. maddesinde davacı gemi adamının davalı ….. şirketi tarafından istihdam edildiğini gösteren yazışmalar delil olarak bildirilmiş ise de; verilen kesin süre içerisinde bu delilin sunulamadığı, ….. Ltd. Şti.’nin davacının işvereni olduğu ispatlanamadığından anılan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiği; davalı mali mesuliyet sigortacısı ile davalı mali mesuliyet sigortacısının Türkiye temsilcisi olduğu ileri sürülen ….. A.Ş aleyhine açılmış olan davada, davalı sigorta şirketinin kulüp sigortacısı olduğu, kulüp sigortasının üye donatanın tekne sigortası kapsamına girmeyen üçüncü şahıslara karşı doğan sorumluluk ve menfaatlerini karşılıklı sigorta ilkeleri gereğince sigortaladığı bir deniz sigortası türü olduğu, kulüp sigortacısı aleyhine dava açılabilmesi için kulüp sigorta sözleşmesi şartlarına göre üyenin zarar gören üçüncü kişinin zararını tamamen karşılaması ve bu nedenle mal varlığında somut bir eksilmenin meydana gelmesi gerektiği, üyeye yöneltilmiş tazminat talepleri karara bağlanmadan üyenin kulübüne başvurulması mümkün olmadığı gibi üçüncü şahısların da kulübe başvurmasının mümkün olmadığının öğreti ve uygulamada tartışmasız olarak kabul olunduğu, bu itibarla davalı kulüp sigortacısı ile yine kulüp sigortacısının Türkiye temsilcisi olduğundan bahisle husumet yöneltilen ….. A.Ş’nin de pasif husumetlerinin bulunmadığı, öte yandan sigortacı ……….Insurance Association Ltd. aleyhine açılan dava bakımından, bu davalının pasif husumetinin bulunmadığı gibi davanın bu davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılmadığı gerekçesiyle, davalılardan ….. Ltd. Şti. ile ….. Mümessillik A.Ş aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine; davalı ……….Insurance Association Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, yabancı bayraklı gemide meydana gelen iş kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

HMK’nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Eş anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, davacı vekili ilk olarak davasını ….. Gemisi Donatanı …..Shipping Co. Ltd. İşleteni Ofer Ships Holding şirketine izafeten ….. Gemicilik Acentelik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti.’ye; doğrudan işveren sıfatıyla ….. Gemicilik Acentelik Hiz. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye; ….. Gemisi Mali Mesuliyet Sigortacısı ….. Insurance Association Ltd.’ye ve ….. Gemisi Mali Mesuliyet Sigortacısı ….. Insurance Association Ltd. Türkiye Temsilcisi ….. Mümessillik ve Müşavirlik A.Ş’ye yöneltmiş; mahkemece 14.03.2013 tarihinde yapılan tefrik neticesinde doğrudan işveren sıfatıyla ….. Gemicilik Acentelik Hiz. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye; ….. Gemisi Mali Mesuliyet Sigortacısı ….. Insurance Association Ltd.’ye ve ….. Gemisi Mali Mesuliyet Sigortacısı ….. Insurance Association Ltd. Türkiye Temsilcisi ….. Mümessillik ve Müşavirlik A.Ş’ye yöneltilmiş olan dava işbu dosyada görülmeye devam olunmuş, eş anlatımla gemi donatan ve işleteninin acentesi sıfatıyla ….. Gemicilik Acentelik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti.’ye açılan dava asıl dava dosyasında görülmeye devam olunmuştur.

Hal böyle olmakla birlikte, mahkemece 05.07.2019 tarihli karar celsesinde bu dosyada davalı olmamalarına rağmen “…2- Davalı Gemi Donatanı ve İşleteni aleyhine açılan davanın ise bu tür davalara Malta Mahkemesinin yetkili olması nedeni ile dava şartı yokluğundan usülden reddine” kararı verilmiş; gerekçeli kararın 2 numaralı bendinde ise kısa karardan farklı olarak bu kez davalı sigorta şirketinin unvanına yer verilip “………….Insurance Association LTD ŞTİ aleyhine açılan davanın yetki nedeniyle usulden reddine” kararı verilerek kısa karar ve gerekçeli karar hükümleri arasında çelişki yaratılmış olduğundan kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Ahmet Can

İletişim Bilgilerimiz :

Whatsapp: 0 532 409 18 85

Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr

Soru, görüş ve önerileriniz için formu doldurunuz: Form

Hukuki gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize kaydolabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #Yurt #dışı #kıdem #ihbar #tazminatı #işçi #işveren #işkur #fazla #mesai #fesih #dolar #maaş #yurtdışı #yabancı #döviz #alacak #yıllık #izin #iş #yevmiye #şantiye #inşaat #baraj #otoyol #fabrika #toplukonut #dışında #çalışan #emek #uluslararası #pasaport #vize #tazminat #maaş #ücret #istihdam