Kategori: Yurtdışı İşçilik Alacakları

Yurt dışında çalışan işçilerin fazla mesai alacaklarının tanık yoluyla ispatlanmasına ilişkin güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu         2020/159 E.  ,  2020/489 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İş Mahkemesi   Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 19. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak, bu iddiasını ispat etmek zorundadır.

Gerek mülga 1475 sayılı İş Kanunu, gerekse hâlen yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu’nda fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle fazla çalışmanın ispatı genel hükümlere tabidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.

Dolayısıyla fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak, bu iddiasını ispat etmek zorundadır.

Tanık, kavram olarak uyuşmazlık hakkında bilgi ve görgüsü bulunan üçüncü kişidir. Kural olarak, üçüncü kişi olması şartıyla, yaşına, hukukî durumuna, taraflarla akrabalık derecesine bakılmaksızın, davada herkes tanık olarak dinlenebilir.

Tanık, kavram olarak uyuşmazlık hakkında bilgi ve görgüsü bulunan üçüncü kişidir. Kural olarak, üçüncü kişi olması şartıyla, yaşına, hukukî durumuna, taraflarla akrabalık derecesine bakılmaksızın, davada herkes tanık olarak dinlenebilir. Dolayısıyla davanın tarafları tanık olarak dinlenemez.

Tanık gösteren taraf, dinleteceği tanıkların ad soyadı ile (tebligat) adreslerini içeren listeyi (bu listeyi içeren dilekçesini) mahkemeye verir ve her bir tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceğini de dilekçesinde bildirir. Bu hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükümlülüğünün de bir gereğidir. Ayrıca madde de belirtildiği üzere ikinci bir tanık listesi verilmesi de mümkün değildir.

Belirtilmelidir ki, iş davalarında sıklıkla başvurulan delillerden biri olan tanık beyanı takdiri bir delil olduğundan hâkim tanıkların ifadeleri ile bağlı değildir. Bununla birlikte mahkemece tanık beyanı serbestçe değerlendirilirken hangi beyanlara itibar edildiği yahut edilmediğinin gerekçesi de açıklanmalıdır.

Ayrıca işçilik alacakları bakımından işyeri kayıtları, işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları gibi yazılı belgelerin bulunmaması sebebiyle fazla çalışmaların tanık delili ile kanıtlanması durumunda, tanıkların sadece davacı işçi ile fiziken aynı işyerinde ve aynı zamanda çalıştığı sürelerle sınırlı şekilde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

Yurt dışında çalışan işçinin açtığı alacak davasında tanıkların usulüne uygun şekilde dinlenilerek, işverene  ait işyerlerinde işçinin tanıklarla birlikte hangi ülkede hangi tarihlerde çalıştığı, çalışılan ülke bakımından işçinin çalışma saatleri, vardiyalı çalışma yapılıp yapılmadığı, ara dinleme sürelerinin hangi saatler arasında olduğu ile tatil günlerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekir. 

Yurt dışında çalışan işçinin açtığı alacak davasında tanıkların usulüne uygun şekilde dinlenilerek, işverene  ait işyerlerinde işçinin tanıklarla birlikte hangi ülkede hangi tarihlerde çalıştığı, çalışılan ülke bakımından işçinin çalışma saatleri, vardiyalı çalışma yapılıp yapılmadığı, ara dinleme sürelerinin hangi saatler arasında olduğu ile tatil günlerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekir. 

İş kazasından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı maluliyet/meslekte kazanma gücü kaybı oranının kesin şekilde belirlenmesinden sonra işlemeye başlar.

İş kazasından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı maluliyet/meslekte kazanma gücü kaybı oranının kesin şekilde belirlenmesinden sonra işlemeye başlar.

Zira, işçinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi iş kazasından dolayı talep ettiği maddi tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olup, bu oranı bilmeden talep edebileceği maddi tazminatı bilmesi beklenemez.

Yurt dışında çalışan işçinin iş kazasından kaynaklı işverene karşı açacağı tazminat davalarında da bu esaslar geçerlidir. 

Yurt içinde ve yurt dışında uluslararası faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçinin iş sözleşmesi geçersiz sebeple feshedildiğinde, işçi Türkiye’de işe iade davası açabilir. 

Yurt içinde ve yurt dışında uluslararası faaliyet gösteren bir şirkette çalışan işçinin iş sözleşmesi geçersiz sebeple feshedildiğinde, işçi Türkiye’de işe iade davası açabilir. 

Yurt dışında çalışan işçinin Türkiye’den ödenen ücretinin vergilendirilmesi

Yurt dışında çalışan işçinin Türkiye’den ödenen ücretinin vergilendirilmesi Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması olan bir ülkede çalışan ve yerleşim yeri Yurt dışı olup Türkiye’de daimi olarak kalabileceği bir meskeni bulunmayan işçiler yabancı ülke mukimi olarak kabul edilir. Bu durumda yabancı ülke  mukimi olduğu değerlendirilen işçiye yurt dışında olduğu bu dönemde yapılan