Banka Alacağı İçin Doğrudan Tüketici Kefile Başvuramaz – Süresiz Şikayet Hakkı

T.C.

ADANA

1.İCRA HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO                                                              : 2017/709 Esas

KARAR NO                                                         : 2017/1051

HAKİM                                                                :

KATİP                                                                  :

DAVACI                                                                :

VEKİLİ                                                                : Av. AHMET CAN – Reşatbey Mah. Türkkuşu Cad. N:1 Günep Panorama B1005 B/Blok K:10 D:5 01120 Seyhan/ ADANA

DAVALI                                                                : T.C. ……… BANKASI A.Ş. ….. ADANA ŞUBESİ –

VEKİLLERİ                                                        :

DAVA                                                                    : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

DAVA TARİHİ                                                     : 10/11/2017

KARAR TARİHİ                                                 : 29/12/2017

KARAR YAZILIŞ TARİHİ                                : 26/01/2018

Mahkememizde görülmekte bulunan Şikayet (İcra Memur Muamelesi) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 17.02.2010 tarihinde dava dışı …….. tarafından davalı bankadan çekilen tüketici kredisinin kefili olduğunu, kredi ödenmediği için davalı banka tarafından Adana 4.İcra Müdürlüğü’nün 2012/11801 Esas (Yenilenmiş dosya numarası 2017/2605 E.) E. Sayılı dosyası ile hem asıl borçlu ….. hem de davacı ….. aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının maaşına haciz konulduğunu, alacaklı bankanın, tüketici kredisinin asıl borçlusu …. hakkında başlattığı takibi sonuçlandırmadan ya da başlatılan takip semeresiz kalmadan, kredi sözleşmesi kefili müvekkil ….. hakkında icra takibi yapmasının mümkün olmadığını, 4077 Sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında olan tüketici kredisi sözleşmelerinin kefilleri yönünden İİK.’nun 68/b maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığını, 4077 sayılı kanunun konuluş amacı dikkate alındığında kefilin bu hususa yönelik şikayetinin süreye tabi olmadığını, davanın kabulüne, Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/11801 E. (Yenilenmiş dosya numarası 2017/2605 E.) Sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde şikayetin süresinde yapılmadığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibinin ve maaş haciz işleminin usulüne uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2017/2605 E sayılı (eski esas 2012/11081 E) dosyasının incelenmesinde, alacaklı ….. Bankası A.Ş. Vekili tarafından borçlular …. ve ….. hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra emrinin borçlulara tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği davacı vekili tarafından mahkememize dava açıldığı anlaşılmıştır.

Dava hukuki niteliği itibariyle takibin iptali istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından davacıvekili 4077 Sayılı Yasanın 10/3 maddesi ve TBK’nun 585. Maddesi uyarınca asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp takip semeresiz kalmadıkça kefillerden borcun ifasını isteyemeyeceğinden bahisle davacı yönünden yapılan takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/30430 E, 2016/24199 K sayılı ve 24/11/2016 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; “6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin 6. fıkrası “Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır.” düzenlemesini içermektedir.

TBK’nun 585. maddesi uyarınca ise adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez. Ancak, borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alması, borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi ya da borçluya konkordato mehli verilmiş olması koşullarından birinin varlığı halinde doğrudan doğruya kefile başvurabilir.” hükmü getirilmiştir. Bu durumda alacaklı bankanın, kefil olan şikayetçi borçlu hakkında icra takibi yapabilmesi için, TBK’nun 585. maddesinde ön görülen koşullardan birinin bulunması zorunludur. Bu konudaki başvuru ise şikayet niteliğinde olup, anılan hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olmakla borçlunun süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvuru hakkı vardır.” denilmekle davacının şikayetinin süresiz şikayet niteliğinde olduğu sabittir.

Takip dayanağı bireysel kredi sözleşmesi 17/02/2010 tarihinde düzenlenmiş olup 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici kredisi niteliğinde olduğu, bu hususun takip dayanağı olarak gösterilen ve takip dosyası içerisinde mevcut Adana 11.Noterliğinin 20/11/2012 tarih ve 30170 yevmiye nolu ihtarname içeriğinde davalı alacaklı banka tarafından tüketici kredisi olarak nitelendirilmekle sabit olduğu, somut olayda alacaklı banka dava dışı asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili yönünde asıl borçlu ile birlikte davacı hakkında icra takibi başlattığı, oysa davacı borçlu kefil için takip şartı olan TBK’nun 585. maddesinde ön görülen koşullardan birinin bulunmadığı, bu nedenle davalı alacaklının, davacı kefilden henüz alacağını talep etme hakkı yasal olarak doğmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2017/2605 E sayılı (eski esas 2012/11081 E) dosyasında davacı borçlu hakkında yapılan takibin iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

Adana 4.İcra Müdürlüğünün 2017/2605 Esas sayılı (eski esas 2012/11081 E) dosyasında davacı borçlu ….. hakkında yapılan TAKİBİN İPTALİNE,

Peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan 50,50 TL harç gideri, tebligat gideri 25,75 TL olmak üzere toplam 76,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca icra mahkemelerinde takip edilen işler için takdir edilen 400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

HMK gider avansı yönetmeliğinin 5.maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan ve gönderi ücretinin mahsubundan sonra fazla yatan avansın karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden yoksa PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Tarafların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.29/12/2017

 

                                     Katip ….

 

                                                                      Hakim ….