Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacakları

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacakları

Yurtdışında çalışan işçinin fazla mesai alacakları ile sözleşmenin işveren tarafından haklı ya da haksız feshedilmesi, işin süresinin bitmesi, işçinin istifa etmesi, işçinin haklı veya haksız iş sözleşmesini feshetmesi ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu yönüyle fazla mesai alacağı, feshe bağlı bir alacak değildir. Teknik olarak işçi işyerinde çalışırken dahi fazla mesai alacaklarını dava konusu yapabilir.

Diğer yandan yurtdışında çalışan işçinin fazla mesai ücretleri, işveren tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilip ödenmemesi halinde, işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanına sahip olur.

Burada dikkat edilmesi gereken fazla mesai ücretinin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin sözleşme ile belirlenen fazla mesai ücretini ödeme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu fazla mesai ücretine hak kazanmış olması gerekir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında İbraname

Yurt dışı işyerinde çalışan işçilere imzalatılan ibraname, miktar içermiyorsa ve matbu olarak düzenlenmiş ve tüm işçilere aynı evrak imzalatılmışsa, bu ibraname geçersizdir.

Yine, ödeme yapılmadığı halde ibraname imzalatılmışsa ve ödendiğine dair makbuz düzenlenmişse, ibraname ve makbuzları işverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğünü kullanarak imzalatıldığı şahitlerle ispatlanması gerekecektir. Bu anlamda, fazla mesai ücreti talep edilirken, işçinin iradesinin fesada uğratıldığı ileri sürülmeli ve bu konu tanıklarla ispatlanmalıdır.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Puantaj Kayıtları

Puantaj kayıtlarında yurt dışında çalışan işçinin imzası olsa bile mesai saatleri açıkça yer yazılmamışsa, puantaj kayıtları geçersizdir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarının İspatı

Fazla mesai yaptığının ispat yükü yurtdışında çalışan işçiye aittir.

Ancak, fazla mesai ücretinin ödendiğini ispat yükü işverene aittir. Yurtdışında çalışan işçiye fazla mesai karşılığı ücretlerinin ödenmiş olduğu işverence ancak yazılı belgelerle ispatlanabilir.

İmzasız bordrolarda tahakkuku aşan fazla mesai hesaplandığında bordrolarda yer alan fazla mesai ödeme tutarları mahsup edilir.

İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla mesai alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla mesainin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla mesainin yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesai olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla mesai yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla mesai alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla mesainin ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla mesaiyi yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla mesai ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla mesai yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Bordro imzalı olsa da bordroda fazla mesai çalışmaları karşılığı ücret göstermelik ve sembolik olarak gösterilmiş ise, bu durumda da işçi tanıkla daha fazla mesai yaptığını kanıtlarsa, bu halde fazla mesai alacağı talep edilebilir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Saat Başı Fazla Mesai Ücretinin Tartışmalı Olması

Yargıtay içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulanmıştır.

Fazla mesai ücretinin hesabı, giydirilmiş net ücretten değil, giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılması gerekir.

İş sözleşmesinde ücret kararlaştırılmamışsa ya da gerçek ücret işveren tarafından saklanıyorsa, bu durumda fazla mesai ücretinin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, iş yerinin özellikleri, emsal işçilere o iş yerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

Ayrıca, işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, iş yerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında işçiye imzalatılan bordrolarda yer alan fazla mesai ücretinin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilir ve işçinin meslekte geçirdiği süre, iş yerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği mahkeme tarafından araştırılır.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Tanık Delili

Fazla mesai alacağının ispatı bakımından sıklıkla başvurulan delillerden biri de tanık delilidir. Tanık, kavram olarak uyuşmazlık hakkında bilgi ve görgüsü bulunan üçüncü kişidir. Davada üçüncü kişi olması şartıyla, yaşına, hukuki durumuna, taraflarla akrabalık derecesine bakılmaksızın, kural olarak herkes tanık olarak dinlenebilir.

Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.

Bu durumda akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz ise de, işveren aleyhine dava açan kişiler davacı tanığı olarak dinlenmiş ise, davacı ile tanıklar arasında menfaat birlikteliği olduğu için bunların tanıklıklarına ihtiyatla yaklaşılır, bu tanıkların beyanlarının diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilir.

İş Kanunu gereği mesaiyı ve ödemeyi gösterir evrak düzenleme ve bunları saklama yükümlülüğü olan işverenin bu yükümlülüğe rağmen mahkemeye bilgi ve belge sunmadığı halde, sırf işverene karşı davası var diye işçinin tanığına itibar edilmemesi doğru değildir.

İşçinin yurt dışında çalıştığı dikkate alındığında, hem aynı şantiyede çalışmış mesai koşullarını iyi bilen hem de işverene karşı dava açmamış tanık bulmasının zorluğu karşısında sırf işverene dava açtığı gerekçesiyle husumetli tanık denilerek işçinin alacaklarına karar verilmemesi doğru değildir.

Zaten zor şartlar altında yurtdışına gidip de oradaki çoğu şantiyede mesai olgusunu ispatlamakta güçlük çeken işçi şahit bulmakta zorlanmakta, mesai belgesi, fazla mesai çizelgesi, bordro da vermeyen işveren karşısında alacağını alamama tehlikesi ile başbaşa kalmaktadır. Kaldı ki, var olan şahitlerin de sırf işverene karşı davası var diye kabul etmemek, işçinin tanıklarını peşinen itibarsızlaştırmakta, diğer yandan bu durum işçi yararına yorum ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Talep Edilecek Yabancı Para Cinsi

Yurtdışında çalışan işçi hangi mesai ücretiyle çalışırsa çalışsın işveren yurtdışında çalışan işçinin mesai ücretini hangi döviz kuru üzerinden bankaya yatırıyorsa, yurtdışında çalışan işçi, bankaya yatan döviz cinsi üzerinden fazla mesai ücreti talep edebilir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Yurt Dışındaki Şirketle Yur İçindeki Şirket Arasındaki Organik Bağ Ve Muvazaa
Fazla mesai alacaklarında en büyük sorunlardan birisi Türkiye’den yurt dışına götürülen işçinin gittiği ülkede bir başka işyerinde ya da işverende çalıştırılmasıdır. Çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile İş-Kur kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır.

İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan yurtdışında çalışan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı ispatlandığında Türk İş Hukuku uygulanır ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya şirketler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulur.

İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan yurtdışı işçilik alacakları uyuşmazlıklarında Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı ispatlandığında Türk İş Hukuku uygulanır ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulur.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Taleple Bağlılık

Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, dava miktarını yurtdışında çalışan işçi belirler. Mahkeme ancak yurt dışında çalışan işçi tarafından belirlenen konuda karar verebilir. Yurtdışında çalışan işçinin talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Mahkemece talepten daha azına karar verilebilir. Bu nedenle, fazla mesai alacakları talep edilirken, mümkün olduğunca ispata elverişli fazla mesai ücreti talep edilmelidir.

Yurtdışında Çalışan İşçilerin Fazla Mesai Alacaklarında Yapılan Takdiri İndirim

Fazla mesai ücretinden indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu uygulama Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile benimsenmiştir. Yargıtay kararlarında istikrarlı olarak
Fazla mesai iddiaları tanık gibi takdiri delil ile ispatlanması durumunda indirim yapılacağı, yurtdışında çalışan işçinin uzun süre aynı şekilde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, işçinin izinli, mazeretli ve tatil günlerinde dinlenme hakkını kullanmadan yıllarca sürekli çalıştığının düşünülemeyeceği göz önüne alınarak hüküm altına alınan fazla mesai ücretinin dosya içeriğine uygun bir indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Aksine bir kabul yani “takdiri indirim” adı altında indirim oranın tamamen mahkemece takdir edilmesi gerektiği düşüncesi, uygulama ile varılmak istenen amaç ile bağdaşmayacağı gibi işçinin hakkına ulaşamaması tehlikesine de yol açabilecektir.

Bu indirim oranı yüzde otuza kadar yapılmaktadır. İşçinin, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık izinli, mazeret izinli vs. sebeple çalışamadığı günler yılın yaklaşık olarak 1/3’üne tekabül ettiğinden kural olarak yapılacak indirimde bu oranın esas alınacağı şeklinde içtihatlar gelişmiştir. Ancak yurtdışında çalışan işçinin hesaplanan fazla mesai ücretlerinde, yıllık izin, mazeret izni ve tatil günleri dikkate alınmış ise indirimin daha az oranda yapılması gerekir.

Av.Arb.Ahmet Can
İletişim Bilgilerimiz :
WhatsApp : 0 532 409 18 85
Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr
Web : www.ahmetcan.av.tr