İş davalarında esas olan tanığın gerçeği söylemesidir. İşveren tarafından tanık işçinin beyanının aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan işçi tanığın gerçeği söylemiş olduğudur.

İstinaf Mahkemesi Yurtdışı İşçilik Alacakları Davalarındaki İşçi tanıkların beyanları hakkında Önemli Bir Karar Verdi: İş davalarında esas olan tanığın gerçeği söylemesidir. İşveren tarafından tanık işçinin beyanının aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan işçi tanığın gerçeği söylemiş olduğudur.

Yeni Gelişme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi,E. 2018/3091 K. 2019/1128 T. 25.4.2019 (İstinaf Mahkemesi) İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan alacak davasında “İşçinin iş sözleşmesinin feshinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde feshedildiği ispat yükü işverene ait olduğu, Yargıtay içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulandığı, iş davalarında esas olan tanığın gerçeği söylemesi olduğu, işveren tarafından tanık işçinin beyanının aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan işçi tanığın gerçeği söylemiş olduğu, fazla mesai yaptığını, hafta tatilinde ve ulusal bayram-genel tatil günlerinde çalıştığını ispat yükü işçiye, bu günlerde çalışma yapılmış ise ücretinin ödendiğini ispat yükü işverene ait olduğu” hakkında gerekçe bildirmiştir.

Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık

Davacı Talebinin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin yurt dışındaki işyerinde çalışırken iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, tazminatları ve bir kısım işçilik ücretlerinin ödenmediği belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacağına ilişkin alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında da bulunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Yerel Mahkemenin Kararı

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :
İlk Derece Mahkemesince Yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Mahkemesinin Kararı

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re’sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdirilip erdirilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı iş akdinin haksız feshedildiği ve tazminatlarının ödenmediği iddiası ile dava açmış olup feshin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde feshedildiği ispatlanamadığından davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde feshedildiği kabul edilmiş olup, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ve mahkemece hükmedilen kıdem ve ihbar tazminatında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacının ücretinin doğru tespit edilip edilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı vekili müvekkilinin son ücretinin net 1.320 USD ücret aldığını iddia etmektedir. Davalı vekili ise davacının ücretinin dönem bazında brüt 500 USD ve 570 USD olduğunu savunmaktadır.

Yargıtay içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulanmıştır.

Ücrete ilişkin beyanlar alınmış ve emsal ücret araştırması yapılmış olup tanık beyanları, işverenlikçe düzenlenen aylık ödeme listesi ve emsal ücret araştırma sonucu da dikkate alınarak hükme esas bilirkişi raporunda tespit edilen en son net 1.320 USD olarak ücretin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı işverenliğin Türk şirketi olduğu da açıktır. Bu durumda, davacının yurt dışında çalışmasının farklı bir durum yaratmadığı, Türkiye’deki çalışanlardan farklı bir değerlendirmeye tabii tutulamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ücretin belirlenmesine ilişkin tespitlerin ve hesaplamaların yerinde olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Davalı şirket vekili beyanlarına itibar edilen tanıkların davalı işverenlerle husumetli olduklarına dair istinaf sebebi ileri sürülmüşse de bu kapsamda davalı tarafça dosyaya sunulmuş somut delil bulunmadığı gözetildiğinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/2-751 esas 2012/2-387 karar sayılı içtihadına göre esas olan tanığın gerçeği söylemesidir. 6100 Sayılı HMK’nın 255. Maddesi uyarınca da aksine ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Bu kapsamda davalı vekilince tanıkların gerçeği söylemediklerine dair ciddi ve inandırıcı delil dosyaya sunulmadığından mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı fazla mesai ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, hafta tatili alacağı talebinde bulunmuştur. Fazla mesai yaptığını, hafta tatilinde ve ulusal bayram-genel tatil günlerinde çalıştığını ispat yükü işçiye, bu günlerde çalışma yapılmış ise ücretinin ödendiğini ispat yükü davalı işverene aittir. İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları doğrultusunda; davacının çalıştığı dönemde; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere haftalık 27 saat fazla mesai yaptığı, ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı tespit edilmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.

Ulusal bayram- genel tatil ve hafta tatili ücreti alacağı yönünden işyerinde bugünlerde çalışma yapıldığının tanık beyanlarıyla ispatlanmış olması karşısında ulusal bayram-genel tatil talebin kabulünde de herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, hafta tatili talebinin red edilmesinin hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan alacak miktarları esas alınarak; İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-b/2. bendi uyarınca kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan nedenlerle;
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.428,16TL harçtan peşin alınan 393,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.034,26 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
B- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
Davacı tarafça istinaf başvurusunca haklı çıkıldığından, davavcı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
HMK.nun 353/1-b-2. maddesine göre Istanbul Anadolu 3. İş Mahkemesinin 2015/1151 esas 2018/59 karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASI İLE DAVANIN ESASI HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLEREK;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1- Kıdem tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 5.545,43 USD’nin fesih tarihi olan 10/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
2- İhbar tazminatı talebinin KABULÜ ile,net 2.168,63 USD’nin 10,00 USD’sinin dava tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren, bakiye miktarının ise ıslah tarihi olan 09/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
3- Davacının fazla çalışma ücreti alacağı talebinin KISMEN KABULÜ ile, hesaplanan 17.978,39 USD fazla çalışma ücreti alacağı alacağına işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %40 indirim yapıldıktan sonranet 10.787,03 USD’nin10,00 USD’sinin dava tarihi olan 08/12/2015 ten, bakiye miktarının ise ıslah tarihi olan 09/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
4- Davacının hafta tatili alacağı talebinin KISMEN KABULÜ ile, hesaplanan 4.012,79 USD hafta tatili alacağına işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %40 indirim yapıldıktan sonra net 2.407,67 USD’nin 10,00 USD’sinin dava tarihi olan 08/12/2015 ten, bakiye miktarının ise ıslah tarihi olan 09/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
5- Davacının genel tatil ve dini bayram alacağı talebinin KISMEN KABULÜ ile, hesaplanan 726,00 USD genel tatil ve dini bayram alacağına işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra net 508,20 USD’nin 10,00 USD’sinin dava tarihi olan 08/12/2015 ten, bakiye miktarının ise ıslah tarihi olan 09/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
6- Ücret alacağı talebinin reddine,
7- Harçlar Kanununa bağlı tarife uyarınca alınması gereken (Hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek 21.416,96 USD x 5,8791 efektif satış kuru = 125.912,44 TL üzerinden hesapla) 8.601,07 TL karar harcından peşin ve ıslah ile alınan 1.818,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.782,67 TLharcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10- Kabul edilen miktar ve yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen (Hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek 21.416,96 USD x 5,8791 efektif satış kuru = 125.912,44 TL üzerinden hesapla) 12.822,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen miktar ve yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen ( Karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek 10,00 USD x 5,8791 efektif satış kuru = 58,79TL üzerinden hesapla) – Tarifenin 13/2. Maddesi uyarınca- 58,79TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı yasanını 7/3 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı HMK nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/04/2019

Sonuçlar

İşçinin iş sözleşmesinin feshinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde feshedildiği ispat yükü işverene aittir.

Yargıtay içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulanmıştır.

İş davalarında esas olan tanığın gerçeği söylemesidir. İşveren tarafından tanık işçinin beyanının aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan işçi tanığın gerçeği söylemiş olduğudur.

Fazla mesai yaptığını, hafta tatilinde ve ulusal bayram-genel tatil günlerinde çalıştığını ispat yükü işçiye, bu günlerde çalışma yapılmış ise ücretinin ödendiğini ispat yükü işverene aittir.

Yabancı para alacaklarına ilişkin işçilik alacakları davalarında Harçlar Kanununa bağlı tarife uyarınca alınması gereken karar harcı, hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağı karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanır. Buna göre, toplam alacak miktarı USD x Karar tarihindeki efektif satış kuru = Karar harcına esas TL alacağı ortaya çıkarılır.

Yabancı para alacaklarına ilişkin işçilik alacakları davalarında kanuni vekalet ücreti Kabul edilen miktar ve yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağı karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanır. Buna göre, toplam alacak miktarı USD x Karar tarihindeki efektif satış kuru = Vekalet Ücretine esas TL ortaya çıkarılır.

Yabancı para alacaklarına ilişkin işçilik alacakları davalarında karşı vekalet ücreti, reddedilen miktar ve yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağın karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanır. Buna göre, Tarifenin 13/2. Maddesi uyarınca, toplam alacak miktarı USD x Karar tarihindeki efektif satış kuru = Vekalet Ücretine esas TL ortaya çıkarılır.

İstinaf Mahkemesi bu kararıyla iş yargılamasını çok meşgul eden işçi tanık beyanları hakkında önemli tespitler yapmıştır.

Av.Arb.Ahmet Can
İletişim Bilgilerimiz :
WhatsApp : 0 532 409 18 85
Mail : ahmetcan@ahmetcan.av.tr
Form : Üzerine Tıklayınız
İletişime geçmek için 0 532 409 18 85 no’lu WhatsApp hattından mesaj yazabilir, ahmetcan@ahmetcan.av.tr adresine mail gönderebilir ya da bu formu doldurarak telefon numaranızı bırakabilirsiniz.